Meslek Seçiminde Çok Önemli 9 Soru

Eğitimci Eda Dilhan Aydın tarafından Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)'un İstihdam 3i dergisine bir yazı yazıldı. Söz konusu yazıda meslek seçimi için çok önemli 9 soru belirtildi.

   230 23.01.2019
Eğitimci Eda Dilhan Aydın tarafından Türkiye İş Kurumu (İŞKUR)'un İtihdam 3i dergisinde "meslek seçiminde 9 soru" başlıklı yazısı ile meslek seçimi aşamasında olan gençlere önemli ipuçları verdi. 

Değerleriniz ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda sizi gerçek anlamda geleceğe hazırlayan, istediğiniz alanda yan dal ya da çift ana dal eğitimi fırsatı sunabilecek üniversitelerde okumak ve eğitimler almak, geleceğe daha sağlam adımlar atmanızda etkili olacaktır.

Meslek seçimi; çoğumuzun zorlandığı, belki de hayatımızda aldığımız en zor kararlardan biridir. Üniversite sınavıyla bağlantılı olarak karar vermek için sadece bir yılımız varmış yanılgısında olduğumuz bir süreçtir.

Aklımızda hep aynı sorular dolaşır; Hangi mesleği seçersem daha çok para kazanırım?

Hangi mesleği seçersem işsiz kalmam? Annem/Babam seçtiğim mesleğin sonunun olmadığını söylüyor…

Hangi işi yaparsam daha popüler olurum? ve daha niceleri...

Dünya bir değişim içerisinde ve bu değişim geçmişteki gibi sadece tarım, endüstri alanından ibaret değil. Her alanda değişim içerisindeyiz. Bu demek oluyor ki belki bundan iki yıl önce sorduğumuz sorular şu an geçerliliğini yitirecek. Artık meslek seçimi ile ilgili sorular sorarken çok daha inovatif, bilgiye ve teknolojiye çok daha açık olmamız gerekiyor. Size bu yazımda inovatif, gerçekçi, güncel, global ve teknolojik; ama bir o kadar da duygularımızın içinde olduğu 9 sorudan bahsedeceğim…

SORU 1

Ne yapmak istiyorum?

Çok küçük yaşlardan bu yana akraba toplantılarında, kalabalık ortamlarda size hep ne olmak istediğiniz soruldu. Soru o zaman doğru bile gözükse, biz soruyu şu an farklı şekilde soruyoruz.

“NE OLMAK İSTİYORUM DEĞİL, NE YAPMAK İSTİYORUM?” Ne farkı var diyorsanız. Gözlerinizi kapatın ve düşünün. Bundan 20 yıl sonra bir pazartesi sabahı nasıl bir güne uyanmak istersiniz? İşe gideceğiniz için nemrut bir yüz ifadesiyle uyanmış, muhtemel pazartesi sendromunun bütün belirtilerini yaşayan, mutsuz; ama yaşamak için gerekli olan asgari miktarda parayı kazandığınız için gururlu mu? Ya da haftanın hangi günü olduğunu fark etmeden uyandığınız bu güzel sabahta, evden çıkarken sanki arkadaşlarınız ile görüşmeye gidiyormuş gibi mutlu mu? Olmak ve yapmak arasındaki fark işte bu cevaplarda gizli. Ne yaptığımız çok önemli bu hayatta. Bir meslek düşünün ki bir ömür boyu işe gitmiyorsunuz.

Peki nasıl? O zaman sorulara devam edelim.

SORU 2

Bu yaşıma kadar kendimi unutarak yapmaktan hoşlandığım ve teşvik edilmese de o konuya ilgili olduğum; hatta bunu başkalarının da farkettiği, yorulmadan zamanın akıp gittiğini hissettiğim alan hangisi?

En kritik sorulardan bir tanesi bu benim için. Başarılı insanların hayatlarını incelediğinizde fark edeceksiniz ki hepsi sevdiği işleri yapıyorlar. Zaman ve emek harcamayı sevdikleri alanlarda meslek sahibi olmuşlar. Ama benim hayatımda böyle bir alan yok sanırım. Bilgisayarda oyun oynamayı ve sosyal medya’da zaman geçirmeyi çok seviyorum; ama onlardan para kazanılmıyor nasıl olacak diye soruyorsanız size cevabım çok basit ve net. O oyunu oynayıp zaman öldürmek mi istersin, oyununu yapan olup para kazanmak mı? Trendleri takip eden mi olmak istersin yoksa trendleri oluşturan mı? Seçim senin.

SORU 3

Benim yeteneklerim neler? Hangi konulara daha yatkınım?

Kafamızı kurcalayan, “Ben her şeyi yapabilirim. Kendime güveniyorum; ama hâlâ mutlu olacağım işi bulamadım. Ne yapmalıyım?” sorusunu başlıktaki soruyla değiştirmek istiyorum. Her birimiz birer süper kahramanız aslında ve sahip olduğumuz gizli güçlerimiz var. Bunlar bizlere hem sosyal hayatımızda hem de iş hayatımızda en güçlü ve en doğal rehberler.

Biz kendini çok tanıyan bir millet değiliz. Bazen fazla tevazunun altında kendimizi hiçe sayarken bazen de kendimizi dev aynasında görerek çok bilmişlik yapabiliyoruz. Benliğinize kendini tanıma fırsatı verin. Bol bol sorular sorun. Çok güzel çizimler mi yapıyorsunuz? Zanaatkâr tarafınız mı kuvvetli? Ya da benim gibi konuşmayı çok mu seviyorsunuz ve herkes ne kadar konuştuğunuzdan şikayetçi mi? O zaman krizi fırsata çevirmenin tam zamanı. Konuşmayı sevmenin yanında bilgiyi aktarmak, insanlarla iletişim halinde olmak sizi işe yarar ve mutlu hissettiriyorsa; seçeceğiniz meslekte bu özellikleriniz sizin gücünüz haline gelebilir.

 

SORU 4

Şu ana kadar hayatımı hangi değerler üzerinde kurdum ve bunlar yapmak istediğim iş ile örtüşüyor mu?

Değerler, meslek seçiminde bizi duygusal olarak doyuracak ve iş hayatımızda motivasyonumuzu artıracak en önemli etkenlerden biridir. Yardımseverlik, küresel bilinç, sağlık ve çevreye duyarlılık vb. bunlardan bazılarıdır. Bunlar ve daha fazlası sizin sahip olmak istediğiniz meslek ile örtüşüyorsa meslek hayatınız boyunca muhteşem bir manevi doyum yaşayacağınızı garanti edebilirim.

SORU 5

Şu an seçmek istediğim meslek esnek bir meslek mi, yoksa zamanla başka işlere evrilebilir mi?

Bu konu üniversite tercihleri yaparken en çok üstünde durulması gereken konu iken maalesef şartlar başlığı altında ezilen ve hiçe sayılan bir konudur aslında. Şu an iş dünyasında başarılı olan insanları incelediğinizde fark edeceksiniz ki birçoğu mezun olduğu bölümlerden çok farklı işler yapıyorlar. Bunun birçok nedeni var tabii ki ve hepsi olumsuz değil. Örneğin aldığı eğitimden farklı iş yapıp başarılı olanların birçoğunun yaptığı işin mezun olduğu bölümle mutlaka bir dirsek teması bulunmakta. Bu konuyu yazarken aslında biraz çekiniyorum. Çünkü bazı gençler bu bilgiyi farklı bir noktayı getirip “diplomalar çöpe” gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Bu çok yanlış. Üniversite hayatı size apayrı bir vizyon katacak ve network sağlayacaktır. Hayat tarzınızı oluşturmanızı ve sosyal becerilerinizde gelişimi sağlayacaktır. Steve JOBS üniversite mezunu değil; ama APPLE‘ı kurdu diyeniniz olursa, ona da cevabım çok basit ve net. Evet, Steve JOBS kesinlikle yadsınamayacak dünya çapında bir başarıya sahip. Ancak hayatını detaylı incelediğinizde işi için verdiği emek, harcadığı zaman hiç azımsanmayacak kadar fazla. Değerleriniz ve ihtiyaçlarınız doğrultusunda sizi gerçek anlamda geleceğe hazırlayan, istediğiniz alanda yan dal ya da çift ana dal eğitimi fırsatı sunabilecek üniversitelerde okumak ve eğitimler almak, geleceğe daha sağlam adımlar atmanızda etkili olacaktır

SORU 6

Diyelim ki şimdiye kadar bahsettiklerimiz ışığında birkaç meslekte karar kıldık. Evet, şimdi sormamız gereken soru şu: “eğer ben bu mesleği seçersem bir günümü nasıl geçireceğim?”

Bu sorunun cevabını düşünerek bulmanız çok mümkün değil. Gençlerin birçoğunun dizilerde bulunan karakterlerden etkilenerek meslek seçimi yaptığını biliyor muydunuz? Sonrasında aslında o hayran oldukları düzenin, bir diziden ibaret olduğunu öğrendiklerinde ise çok büyük bir hayal kırıklığına uğruyorlar. Yapmanız gereken meslek erbapları ile birkaç gün geçirmek. Doktor mu olmak istiyorsunuz, birkaç gününüzü bir doktor ile geçirin. Veteriner mi olmak istiyorsunuz, bir hafta veteriner kliniğinde çalışın. Avukat olmak mı istiyorsunuz? Adliye koridorlarında vakit geçirin. Hatta mümkünse duruşmaları izleyin. Sırf çocukları çok sevdiğiniz için öğretmen mi olmak istiyorsunuz?

Bir sınıfta bir hafta geçirin. Bilgiyi bilmekle, aktarmak arasındaki farkı görün. Hatta aynı meslek grubunda işini severek ve sevmeyerek yapan insanlarla zaman geçirip onlardaki değişimi gözlemleyin.

SORU 7

Birçok öğrencinin meslek tercihlerini yaparken bizlere sordukları ilk soru: “Hangi meslekte çok para kazanırım?” ya da “Daha az çalışarak daha çok parayı nasıl kazanırım?”

Bu sorulara haksız sorular diyemem; ancak karar verirken bizi yanıltan sorular aynı zamanda. Tabii ki kazanacağımız para bizim için çok değerli ve önemli; ama belki de sormamız gereken soru, başlangıçta en azından temel ihtiyaçlarımı giderecek miktarda para kazanabilir miyim? Başarıları ile nam salmış pek çok insan meslek hayatlarının ilk yıllarında çok paralar kazanmamış. Zaman içerisinde gelişerek, yanlış yapıp doğruları bularak şu anki konumlarına gelmişler, sebat etmişler. Sakıp Sabancı kendi hayatını yazdığı kitapta para ile ilgili şunları söyler: “Para başarının mükafatıdır.” Peki, “Para kazanamıyorsam başarısız mıyım?” Bence hayır. Ancak sizler sevdiğiniz, mutlu olduğunuz, emek verdiğiniz bir meslekte çalışmanıza rağmen istediğiniz parayı kazanamıyorsanız yapmanız gereken işinize farklı değerler katmanızdır. Farklı ve hayattan olmanız gerekir. Burada da devreye inovasyon girecektir.

SORU 8

Biraz önce gençlerin az emekle çok para kazanmak üzere kurulu hayalleri olduğundan bahsettim. Bunun nedeni gençlerin rekabetten kaçıyor olmaları. Çünkü rekabet onlar için can acıtıcı ve yorucu bir süreç. Oysa aslında kişinin kendi ile de rekabet halinde olduğunu onlara söylediğimizde çok şaşırıyorlar. Seçmeyi düşündüğüm meslek bana zarar veren bir rekabet ortamı mı sağlıyor, yoksa sağlıklı ve gelişimimi sağlayan bir rekabet ortamı mı sunuyor? Sağlıklı bir rekabet ortamı sizi her zaman gelişime yönlendirecektir.

SORU 9

Bu soru diğerlerinden biraz daha farklı ve bağımsız bir soru aslında. Girişimcilik hakkında ne biliyorum?

Mesleğinizi seçtiniz, bütün yeterliliklerinizi aldınız. Deneyim elde edeceğiniz işlerde çalıştınız. Peki ya sonrası? Yapılan çalışmalar gösteriyor ki işimiz; zaman içerisinde o iş hakkında karar mekanizması haline gelebilirsek bizi mutlu ediyor. Dolayısıyla zamanlama açısından mesleğinizin ilk yıllarında olmasa da zaman içerisinde kendi işinizi kurmak istediğinizde mesleğiniz dahilinde neler yapabileceğinizi mutlaka araştırın. Devlet size bu noktada nasıl desteklerde bulunuyor? Siz kendinizi bu sürece nasıl hazırlamalısınız? Örneğin şu an elinizde tuttuğunuz dergiyi hazırlayan İŞKUR’un Girişimcilik Eğitimlerine katılın. Kendinizi ve dolayısıyla işinizi nasıl geliştireceğinizi araştırıp bu konuda başarılı olan kişilerin hayat hikâyelerini okuyun, filmler izleyin. Bunlar ne işe mi yarayacak? Hepsi size hiçbir başarının tesadüf eseri olmadığını anlatacak. Bu 9 soruyu kendinize sorup objektif cevaplar verdiğinizde seçmiş olduğunuz mesleği keyifle icra edeceğinize inanıyorum.

Halil Cibran der ki: “İş görünür kılınmış aşktır.” Sevdiğiniz işi yapıyorsanız; inanın onun için harcadığınız zaman, emek sizin için ödüldür. Zaten mesleğiniz sizsinizdir, sizdendir; çünkü siz çalışmıyorsunuzdur aslında. Mesleğiniz sizin yaşama şeklinizdir. Bir ömür boyu çalışmak istemiyorsanız bu 9 soruyu kendinize sorun ve mutlaka sizi iyi tanıyan, size değer veren insanlardan fikir alın. Bunların ışığında vereceğiniz karar, sizi bir ömür mutlu, başarılı, maddi ve manevi anlamda güçlü bir birey yapacaktır.

KamuPersoneli.net

Sosyal Medyada KpssRehber