2014 erken Kayıt fırsatları başladı
5555 + 10 dvd

Kpss Ders Notları > Tarih > İnklap Tarihi > Atatürk İlkeleri

Ülkemizde Çek Hususu Ve Bankacılık Uygulamaları

 ÇEK, Türk Ticaret Kanununda ki düzenleme şekli itibariyle kıymetli evrak niteliğine haiz bir kambiyo senedidir. (T.T.K. 582-735. Md. kambiyo senetleri başlığı taşımaktadır.)        

ÇEKİN TARİHİ GELİŞİMİ ·        

Çek ilk olarak İngiltere’de gelişme göstermiştir.

 ·  Fransa’da ilk defa 1855 tarihli bir Kanun ile kabul edilmiştir.

 ·         Almanya’da 19.yüzyılın ikinci yarısından itibaren uygulanmasına başlanan çekler 1908 yılında yasal düzenlemeye kavuşturulmuştur.

 ·         Çekin uluslararası önemi ortaya çıkınca ulusal mevzuatları, uluslararası mevzuat ile düzenleme ve entegre etme çabasına girilmiş ise de Birinci Dünya Savaşı nedeniyle bu çalışmalar durmuştur.

 ·         Savaş Sonrası Milletler Cemiyetinin daveti üzerine Cenevre’de 1930-1931 de yapılan konferansa 30 ülke katılmıştır. Bu konferansta akit devletler arasında 3 ayrı anlaşma yapılmıştır. 

1.       57 maddeden oluşan Tek Tip Çek Kanunu ve bu kanunun eki durumunda olan akit devletlerin koyabilecekleri ihtirazı kayıtları gösteren 31 maddelik metindir.

2.       Çekten dolayı çıkacak ihtilaflarla ilgili anlaşmadır. 

3.       Akit ülkelerin Damga resmine ait mevzuatı ile çek hakkındaki mevzuat arasındaki ilişkilere ait anlaşmadır.

 ·         Bu üç anlaşma 01.01.1934 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ülkemiz bu anlaşmaları meclisten geçirerek kabul etmiş değildir. Ancak Türk Ticaret Kanunu’nun çek ile ilgili hükümleri, İsviçre borçlar kanunundan tercüme edilerek alınmış olduğundan akit ülkeler ile ülkemiz mevzuatı arasında büyük ölçüde benzerlikler vardır.

 ·         Uluslar arası kambiyo senetleri uygulamasında 2 ayrı hukuk sistemi vardır. ·         Kara Avrupa’sı hukuk sistemi 

·         Anglo - Sakson hukuk sistemi -Cenevre Konferansında poliçe, bono ve çeklerle ilgili yapılan anlaşma metinlerinde Alman Hukukçularının görüşlerinin hakim olması ve Avrupa Kıtasında yer alan bir çok ülkenin Kambiyo senetleri ile ilgili hükümlerin birbirine benzemesi sonucu, Kara Avrupa’sı hukuk sistemini benimsemiş ülkelerini Cenevre Anlaşmalarını kabul etmesinde güçlük yaşanmamıştır.

·         Anglo-Sakson hukuk Sistemini benimsemiş ABD ve İngiltere gibi ülkeler Cenevre Anlaşmalarının kendi hukuk sistemine uygun olmadığı için bu anlaşmaları kabul etmemişlerdir. 

·         Tüm dünyada uygulanabilecek bütün hukuk sistemlerine entegre edilebilecek tek tip çek uygulaması ve mevzuatını oluşturmak için gayretler devam etmektedir. ÜLKEMİZDE ÇEK İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER

 ·         Ülkemiz mevzuatına göre kural olarak çek, ülkemizde faaliyet gösterin bir bankaya hitaben çekilir. Muhatap bankalar tarafından basılmış veya bastırılmış (T.C. Merkez Bankası A.O. belirlediği kriterlere uygun) ülkemiz mevzuatına uygun çek karnesi kullanılır.

 ·         Muhatap banka, Bankalar Kanunu’na göre ülkemizde kurulmuş tüzel kişiliği olan bir banka veya yabanca ülkede kurulmuş ancak ülkemizde şube açmasına izin verilmiş bankalarda olabilir. (Muhatap yabancı bankanın ülkemizdeki şubesi üzerine keşideli çekler)

 ·         Ülkemizde kurulmuş tüzel kişiliği olan bankaların ülkemizdeki şubeleri ile yabancı ülkede kurulmuş ancak izin alınarak Ülkemizde açtıkları şubeleri üzerine keşide edilmiş çekler, ülkemiz kanunlarına tabidir. Buna mukabil ister ülkemizde kurulmuş ister yurt dışında kurulmuş bankaların başka ülkelerdeki şubeleri üzerine keşideli çeklerde o şubelerin bulunduğu ülkenin yasalarına tabi olacağı kuşkusuzdur. Yabancı ülkelerde bulunan banka şubelerinin üzerine keşideli çeklerin ülkemizde tedavül etmesi, devredilmesi veya ülkemizdeki banka şubelerince tahsile alınması halinde T.T.K.731-735 maddelerinde yer alan “Kanunlar İhtilafı” başlığı altındaki hükümler uygulansa da her ülkenin yasalarının kanunlar ihtilafı maddeleri arasındaki farklılıklar nedeni ile tam bir çözüm olanaksızdır. T.T.K. ÇEKLE İLGİLİ HÜKÜMLERİ

 ·         1926 tarihli Ticaret Kanunu’nun yerini 1957 de yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu almıştır.

 ·         Çek, T.T.K. 692-735 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 3167 SAYILI ÇEK İLE ÖDEMELERİN DÜZENLENMESİ VE ÇEK HAMİLLERİNİN KORUNMASI HAKKINDAKİ KANUN 03.04.1985 yılında çıkarılarak yürürlüğe giren 3167 sayılı kanun çek kullanımını yaygınlaştırması yerine, çek hamillerini korumaya ve karşılıksız çek keşidecilerini cezalandırmaya yönelik hükümler taşımaktadır. Bu kanun, temelde Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsünün Tasarısını esas almıştır. Bu tasarının kaynağı ise Fransız çek yasasıdır. Ancak Fransız Çek Kanunu, Cenevre metnine sadık kalarak çeki bağımsız olarak düzenlerken T.T.K.’nun da poliçe hükümlerine atıfta bulunulmuştur. 3167 sayılı Yasanın 1. Maddesinde “bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümler uygulanır.” denilmektedir. Bu kapsamda öncelikle 3167 sayılı yasanın hükümlerinin uygulanacağı, şayet hüküm bulunmuyor ise T.T.K.’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir. BANKALAR KANUNUNUN ÇEK İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİ 

·         Bankalar Kanunun 10.madde, 2/b bendi “Tasarruf Mevduatı, gerçek kişiler tarafından bu nam altında açtırılan ve Ticari işlemlere konu olmayan mevduattır. Ancak vadesiz tasarruf mevduatı hesapları üzerine münhasıran çek keşide edilmesi ticari işlem sayılmaz.” Çek ile işleyen hesaplar çoğunlukla ticari hesaplar olup, tasarruf mevduatı üzerine çek keşide edilmesini engelleyen her hangi bir hüküm bulunmamaktadır. (T.T.K. 3. Maddesi) Çek keşide edilmesi ticari bir işlemdir. Karşılıksız çıkması halinde T.C.Merkez Bankasının belirlediği kısa vadeli reeskont faiz oranı veya kısa vadeli avans faiz oranlarından (hangi oran yüksek ise) biri uygulanır.

 ·         Bankalar Kanunu’nun 20.maddesinin 6/e bendine göre özel finans kurumları 6762 sayılı T.T.K., 3167 sayılı çek yasası ile diğer çeke ilişkin hükümlerin uygulanması bakımından banka addolunur. İCRA VE İFLAS KANUNU’NUN ÇEK İLE İLGİL HÜKÜMLERİ

 ·         İcra İflas Kanunun 167.-176. maddeleri kambiyo senetleri takip usullerini düzenlemiştir. Çek takip usulleri diğer takip usullerine göre daha avantajlı olup, çek hamilinin genel takip yolunu seçmesine de engel değildir. DAMGA VERGİSİ KANUNU’NUN ÇEK İLE İLGİLİ HÜKÜMLERİ

 ·         Damga vergisi Kanunun 1 sayılı tablosunun “Ticari işlemlerde kullanılan senetler (çekler hariç)” ibaresi nedeniyle çekler Damga Vergisinden muaf tutulmuşlardır. Buna karşılık çekin kredi sağlamak veya teminat maksatlı keşidesi ve devri halinde damga vergisi uygulanacağı tabidir. TÜRK CEZA KANUNUNUN ÇEK İLE İLGİL HÜKÜMLERİ

 ·         T.C.K.’nun 349/2. Maddesine göre “emre veya hamiline yazılı olarak tanzim edilen kambiyo senetleri resmi varaka hükmündendir.” ifadesi ile çekin resmi evrak olduğu tespit edilirken, çekte sahtekarlık ve tahrifat resmi evrakta sahtekarlık hükümlerine tabi olsa da, kambiyo senetlerinin resmi evraka benzetilmesi evraka ilişkin olup, tahrifatı yapan memur durumuna gelmeyeceği için T.C.K nun 342 ve 339. Maddeleri uygulanır. Çekin kurallarına aykırı tanzimi halinde ise T.C.K.’nun 590. Maddesi uygulanabilecektir. ÇEKİN HUKUKİ NİTELİĞİ

 ·         Çek kambiyo senedidir. 

·         Çek kıymetli evraktır. 

·         Çek hukuki niteliği itibari ile bir havaledir.

 ·         Çekin ödenmesi bir karşı edimin ifasına bağlanmaz.

 ·         Havale, hem kredi hem de ödeme aracı iken, çek sadece ödeme aracıdır. 

·         T.T.K.nu açısından keşideci ile muhatap banka arasında çek anlaşması yapılmaktadır. Çekin ibrazı halinde muhatap bankanın hukuki ilişkisi bulunmayan hamile karşı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ancak Çek Yasası, çekin ibrazında karşılığı bulunması halinde muhatap bankayı hamile ödeme yükümlülüğü altına sokar. 

·         Bonolarda, süresi içinde protesto edilmese dahi keşidecinin borç sorumluluğu devam ederken, çek yasal süresi içinde ibraz edilerek muhatap bankaya arkası karşılıksız ibaresi ile yazdırılmamış veya protesto edilmemiş ise ibraz süresinden sonra keşideci çekten dolayı borçlu olmayacaktır. (Keşidecinin, ibraz süresi geçen çekten cayma hakkı)

 ·         Çek hiçbir şekilde borç senedi niteliği taşımamaktadır. 

·         Çek nama yazılı olsa dahi emre yazılı niteliğini korumaktadır. Yani nama yazılı olsa dahi çek veya alonj üzerinde ciro hükümlerinin uygulanması (Çekin fiziken devrinin zorunluluğu) ile dolaşım kabiliyeti mevcuttur. Oysa bono nama yazılı ise alacağın temliki hükümlerine tabidir.

 ·         Çekin üzerine “emre yazılı değildir-ciro edilemez” gibi kayıtların konması halinde çek dolaşım kabiliyetini kaybederek ancak Borçlar Kanunu’nun alacağın temliki hükümlerine göre çekin devri mümkün olur. DİKKAT : bankaca, kredi verilen müşterilerden teminat için alınacak çek üzerinde böyle bir kayıt olması halinde mutlaka alacağın temliki yolu ile çek teminata alınmalıdır. Ayrıca çek lehtarının keşideciye karşı bir ediminin bulunma ihtimalide çok yüksektir. Bu nedenle bu tür kayıtlar taşıyan çekler teminat amacı ile alınmamalıdır. Aksi halde verilen kredi teminatsız kalabilir.

 ·         Çek bir ödeme aracıdır.

 ·         Çek teminat cirosu ile ciro edilemez. Ancak hamil tarafından üçüncü bir şahsa teminat olarak verilmesi yahut ciro edilmesi, çekin ödeme aracı niteliğini değiştirmediği için keşidecinin yükümlülüklerini kaldırmaz. Çekin tahsili halinde para üzerinde teminat devam eder. ÇEK KEŞİDE ETME EHLİYETİ

 ·         Akit (Sözleşme) ile borçlanmaya ehil olanlar çek keşide etmeye de ehildir. (T.T.K 582.Md.) ·         Çek keşide ehliyeti açısından genel hükümler uygulanır.

 ·         Medeni Kanunla düzenlenen fiil ehliyetine sahip olması gerekir.

 ·         Ayırt etme gücüne sahip küçükler (mümeyyiz) ile kısıtlılar (Mahcurlar) da yasal temsilcileri olan veli veya vasilerinin izin vermeleri halinde çek keşide edebilirler. (Vasilerin bizzat çek keşide edebilmeleri için vesayet makamının iznine ihtiyaç vardır.)

 ·         Çek keşidesi için, muhatap bankanın keşideci ile çek anlaşması yapması gerekecektir. (Çek taahhütnamesi) ·         18 yaşının doldurmuş gerçek kişiler ile kanuna esas mukavelelerine, tüzüklerine göre gerekli organlarına malik olan tüzel kişiler bankalarla çek anlaşması yapabilirler. 

·         Ticaret şirketlerinde ticaret siciline tescil, derneklerde tüzüğün en büyük mülki amirine tevdi, vakıflar da ise vakfedenin ikametgahı nezdinde tutulan sicile tescil ile tüzel kişilik kazanılmaktadır.

 ·         Fiil ehliyetine sahip olmayan bir kişinin keşide eylediği çek ciro sinsilesi ile el değiştirmiş ise son ciranta kendinden önceki cirantalardan talepte bulunabilecek ancak hiçbir ciranta keşideciden talepte bulunamayacaktır.

 ·         Keşidecinin çekin tedavüle çıkarılmasından sonra fiil ehliyetini kaybetmesi çekin geçerliliğini etkilemez. Muhatap banka karşılığı olan çeki ödemekle mükelleftir. 

·         Konkordato mühleti verilmiş olan kişinin çek keşide etme ehliyeti kısıtlanamaz ancak mühletin verilme ilanından itibaren rehin ve ipotek tesis edemez, gayrimenkul satamaz, kefil olamaz aksi takdirde akitler hükümsüzdür.

 ·         Konkordatonun mahkemece onanması da çek keşide ehliyetini etkilemez.

 ·         Çekin tedavüle çıkarılmasından sonra keşidecinin iflası çekin geçerliliğini etkilemez. Yasal süresi içinde çeki ibraz eden hamil, karşılıksız olması halinde keşidecinin iflas masasına ve diğer cirantalara talep hakkı bulunmaktadır. 

·         İflas eden müflisin iflasından sonra çek keşide etmesi, müflisin medeni haklarını kullanma ehliyetini ortadan kaldırmadığı için çek geçerli olacak, bu çek, muhatap bankaya ibraz edildiğinde, Muhatap banka çekin arkasına karşılığı olup-olmadığını, karşılığı olsa dahi iflas etmiş olması nedeniyle ödeme yapılamadığını yazacaktır. Hamilde çeke dayanarak alacağını iflas masasına yazdıracaktır. Ancak Yargıtay bazı kararlarında müflisin tasarruf ehliyeti kalmadığından iflastan sonra keşide edilen çeklerin muteber olmadığını dikkate almaktadır.   DİKKAT  Çekin yetkili temsilcisi veya vekil tarafından imzalanması (keşide edilmesi) için tüzel kişiliğin imza sirkülerinde veya o tüzel kişiliğin noterden verdiği vekaletnamede veya bir gerçek kişinin verdiği vekaletnamede mutlaka çek keşide etme yetkisi aranmalıdır. Çünkü “Bankalar nezdinde temsil”, “ ahzu-kabza” veya genel vekaletname yetkileri ile temsilci veya vekil özel çek keşide etme yetkisi olmadıkça kambiyo taahhüdünde bulunamaz. 

  ·         Tasfiye memurlarının çek keşide etme yetkileri bulunmamaktadır.

 ·         Temsil yetkisi sona erdikten sonraki keşide tarihli çeklerin (ileri tarihli keşide edilen çeklerinde mevcut olduğu dikkate alınarak) ne zaman tanzim edildiğinin ispatı zordur. Bu nedenle muhatap bankaların bu çekleri ödememesi gerekir ancak çeki ödemeyerek bahis konusu çekin hangi tarihte ibraz edildiği (çekin bir fotokopisi de bankada muhafaza edilerek) “ilgili makama” hitaben yazılıp tespit yapılarak hamile yazı ile bildirilebilir. Çünkü bu hususta yargıtayın farklı kararları mevcuttur.

 ·         Temsilci bizzat kendisi borç altına girmediğinden temyiz kudretine sahip olması yeterli olup, ayrıca fiil ehliyeti aranmaz. Bu nedenle mümeyyiz küçükler ile mahcur kısıtlılara, çek hesap sahibinin temsil yetkisi ve özel çek keşide etme yetkisi vermesi halinde, mümeyyiz ve mahcur kısıtlıların bu sıfatla keşide edecekleri çekler geçerli olup, hesap sahibini bağlayıcıdır.

 ·         Çek keşide etme yasağı olan kişiler, çek hesabı açtıramadıkları halde temsilci ve vekil, mümessil olarak hesap sahibinin verdiği yetkiyle çek keşide edebilmektedir. Uygulamada yasaklı kişiler, kendi yakınları adına açtırdıkları çek hesaplarından bu sıfatlarla çek keşide etmeye devam etmektedirler.

 ·         Yetkisiz temsilci veya yetkisini aşan temsilci tarafından çek keşide edilmesi durumunda çek hesap sahibini bağlayıcı bir işlem olmadığından yetkisiz veya yetkisini aşan temsilci, kendi adına çek keşide etmiş durumuna düşmektedir. Böyle bir çek, muhatap bankaya ibraz edildiğinde, çeke karşılıksız kaydı düşülerek çekin fotokopisi şubece muhafaza edilir. Durum bir tutanakla tespit edilerek çek hesap sahibi bir yazı ile konudan haberdar edilir. Hesap sahibine ihtar çekilmez, diğer çekleri istenmez, T.C.Merkez Bankasına bildirimde bulunulmaz. ÇEKİN YASAL UNSURLARI

 ·         Çekte sıkı sıkıya şekle bağlılık esası geçerlidir.

 ·         Çek metninde değişiklik keşidecinin parafıyla geçerlidir. Ancak çek lehtarı çeki ciro ederek devretmiş ve arada muhtelif cirantalar var ise çekin son cirantası yani hamil yapılan değişikliklerden dolayı aradaki cirantalara talepte bulunması halinde aradaki cirantalar bu değişikliklerden doğan sorumlulukları kabul etmeyebilir ve çekin değişiklik öncesi biliniyor ise değişiklik öncesi ile aradaki cirantanın sorumluluğu devam eder.

 

DİKKAT Örneğin: Çekin miktarı, keşide tarihi, lehtardan sonra el değiştirerek son hamil ile keşideci bir değişiklik yapıp keşideci tarafından paraflanır ise bu değişiklik keşideciyi bağlar aradaki cirantaları bağlayıcı bir işlem değildir.ÇEKİN ZORUNLU UNSURLARI T.T.K. 692 ve 693. Maddeleri ile Çek Yasası’nın 3. Maddesinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; aşağıdaki unsurlardan birinin yokluğu çeki geçersiz hale getireceği anlaşılmaktadır.

1               Banka tarafından basılan veya bastırılan T.C.Merkez Bankası tarafından belirlenen baskı şekline uygun çek yaprağı, 

2               Çek kelimesi veya yabancı dilde yazılı ise o dildeki çek karşılığı olarak kullanılan kelime

3               Kayıtsız ve şartsız belli bir bedelin ödenmesi için havale. 

DİKKAT çekte bu bedelin sadece yazı ile veya sadece rakam ile yazılması mümkündür. Ancak hem yazı hem rakam ile yazılmış bir bedel birbirinden farklı ise yazı ile yazılan bedele itibar edilir. 

DİKKAT Bedel TL. veya yabancı para olarak yazılabilir. Çek üzerinde “aynen ödeme” kaydı bulunmadıkça muhatap banka ödemeyi çekin ibraz edildiği tarihteki yabancı paranın TL. karşılığı olarak yapar.

DİKKAT TL. hesaba çek karnesi verilmesi halinde keşideci, TL. karakterli hesap üzerine yabancı para üzerinden de çek keşide edebilir. Hesap müsait ise, yabancı para çek bedeli TL.ye çevrilerek ödeme yapılır. Hesap müsait değil ise çekin arkasına karşılıksız şerhi düşülerek hamile iade eder. ( Çek fotokopisini alarak) DİKKAT TL. hesaba “aynen ödeme” kaydı içeren yabancı para üzerinden çek keşide edilirse, hamilin kabulü ve muhatap bankanın ödemek isteği halinde yabancı para karşılığı TL. ye çevrilerek ödeme yapılır. Hamil kabul etmez ise veya hamil kabul etse dahi muhatap banka ödemeyi kabul etmeyebilir. Bu durumda çekin arkasına “karşılıksız” kaydı düşülerek (fotokopisi alınıp bankada muhafaza edilir) çek aslı hamile iade edilir.

DİKKAT Yabancı para üzerine açılmış hesap üzerine bir başka yabancı para veya TL. üzerinden çek keşide edilmiş ise muhatap banka ve çek hamilinin anlaşması halinde banka ödeme yapacak aksi halde çeke karşılıksız kaydı düşecektir. 

4         Muhatap Bankanın hesabın bulunduğu şubesinin adı, 5         Keşide günü (keşide tarihi) Keşideci, keşide gününü ileri bir tarih belirleyebilir ve geçerlidir. Ancak keşide tarihi gün-ay-yıl olarak tam gösterilmelidir. İmkansız bir tarih olmamalıdır. DİKKAT Çekte keşide tarihi takvimde olmayan günler olabilir.

30-31 şubat, 31 Nisan, 31 Haziran gibi. Böyle durumlarda, Yargıtay eski kararlarında ‘‘ bu tür tarihlerin kabulüne imkan yoktur.’’ Derken, Yüksek Mahkeme’nin yeni kararlarında ‘‘ bu tür keşide tarihlerini reddetmek aşırı şekilcilik demektir ki hakkın zayiine neden olur’’ diyerek 30-31 Şubat tarihlerini Şubat ayının son günü, 31 Nisanı 30 Nisan, 31 Haziranı 30Haziran keşide tarihi kabul etmektedir. Ancak 32-33 Şubat, 32-33 Mart gibi tarihlerin (takvimde olmayan günler) keşide tarihi olamayacağı için çek niteliğini kaybedeceği belirtilmektedir. 

 

DİKKAT çekte gün ile ay hanesi yer değiştirilmiş olarak yazılması halinde, Yargıtay bir kararında 9.18.1994 tarihini 18.09.1994 olarak tespit etmiş ve çeki geçerli saymıştır. Çekte keşide tarihinin yanına ayrıca “vade tarihi .../../....” yazılmış ise yok sayılmaktadır. Sadece “vade tarihi .../.../.....” yazılmış keşide tarihi yazılmamış ise çek geçersiz sayılmaktadır. Çekte 2 farklı keşide tarihi var ise yasal bir dayanağı olmamakla birlikte Yargıtay ilk tarihi keşide tarihi olarak kabul etmiştir. 

6         KEŞİDE YERİ, Keşide yeri yazılmayan çeklerde KEŞİDECİNİN ADI ve SOYADI’ nın veya keşideci tüzel kişiliğin imzası yanında (unvan kaşesindeki adres) yazılı olan yer, keşide yeri kabul edilmektedir. 

DİKKAT çekin ibraz süresi keşide yerine göre belirlendiği için keşide yeri olmayan bir senet çek değildir. Keşide yeri çekin ön yüzünün herhangi bir yerine yazılabilir. Yargıtay kararında G.Antep, Ş,Urfa, K,Maraş, Ş,Koçhisar, G.Hacıköy, Ş.Karahisar, Ank., İst.,B.köy kısaltmaları kolayca anlaşıldığından keşide yeri kabul edilirken Band. “Bandırma”, Adap. “Adapazarı”, Ant. “Antalya” Bl.”Balıkesir”, Zong. “Zonguldak” Çn.”Çanakkale” gibi kısaltmalar net anlaşılamadığı için çekin geçerli sayılmayacağı kabul edilmiştir. Diğer bir konuda da keşide yeri “Ereğli” yazılması halinde hangi Ereğli olduğunun (Ereğli/Konya, Ereğli/Zonguldak gibi) tespitini istemiştir. Keşide yerinin olmaması halinde keşidecinin ad, soyad veya ünvan yanında adres, ilçe veya il var ise keşide yeri kabul edilirken çekin arkasındaki adres keşide yeri olarak kabul edilmemektedir. 

7         KEŞİDECİNİN VERGİ KİMLİK NUMARASI Yeni baskı çeklerde yani 4814 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesini müteakip bankaların yeni baskı çeklerinde vergi kimlik numarası zorunlu unsurlardan sayılmış olup, eski baskı çeklerde zorunlu unsur olarak algılanmaması gerektiği T.C.Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürlüğü’nün görüşünde belirtilmiştir. 

8         KEŞİDECİNİN İMZASI Dikkat çek keşidecisinin adını soyadını yazmak zorunluluğu olamayıp imzalaması yeterli görülmüştür. Tüzel kişilerde yetkili temsilcisi veya vekil çeki imzalayabilir. Ancak yetkisi olmadan veya yetkisini aşan kimse çeki imzalar ise bu durumda çeki bizzat kendi adına keşide etmiş sayılır ve çek geçerliliğin (imzalayanı bağlayıcı olarak) korur. DİKKAT Banka sahte imza ile keşide edilmiş çeki öder ise T.T.K.724 e göre sorumlu olur.

DİKKAT keşidecinin imzası mutlaka el yazısı ile atılmalı noterden onaylı ve tasdikli dahi olsa mühür basılarak çek keşide edilemez veya sadece ad ve soyadlarının baş harfleri yazılarak çek keşide edilemez. Keşidecinin imzası metni kapsayacak şekilde (metnin bitiminden sonra) çekin ön yüzüne sağ alt, orta veya sol alt tarafa atılabilir.

ÇEKTE LEHTARIN BELİRLENMESİ VE SORUNLAR

 ·         Çekte lehtarın gösterilmesi zorunlu olmayıp , hamiline de keşide edilebilir.

 ·         Çek nama keşide edilmiş ise daha sonra lehtarın adı çizilip yeni bir lehtar adı yazılmış ise mutlaka çek keşidecisinin imzası ile onayı aranır. Aksi halde ilk yazılan isim lehtar kabul edilir. Şayet ilk yazılan isim hata ile yazılmış, bu isimde biri yok ise çek hamiline keşide edilmiş gibi işlem görür. 

·         Keşideci kendi adına da çek keşide edebilir. Örneğin başka bir şehirde gayrimenkul almaya gidecek olan keşideci kendi adına çek keşide edebilir. Hatta bu çeki muhataba (bankaya) bloke ettirerek para taşıma riskinden kaçınabilir.

 ·         Çek üzerine bir gerçek veya bir tüzel kişiyi ifade etmeyecek şekilde lehtar yazılması çekin geçerliliğin etkilemeyip çek hamiline yazılmış gibi kabul edilmektedir. 

·         Muhatap bankanın da aynı zamanda lehtar olarak gösterilmesinde bin mahsur yoktur. Ancak muhatap bankanın lehtar olan herhangi bir şubesi bu çeki ciro edemez.

 ·         Çekte birden fazla lehtar bulunması halinde tek bir lehtar bedelin tamamını isteyemez veya ciro edemez. Ciro etse bile tek ciro hükümsüz sayılacaktır. Ancak lehtar çekten eşit paylaşımdan doğan hakkını dava ve takip hakkını kullanarak kendi payını tahsil edebilir. Keşideci de ödediği pay kadar borcundan kurtulmuş olur. Birden çok lehtarı bulunan çeklerde bütün lehtarların çeki ciro etmeleri halinde ciro geçerli sayılır.

 ·         Çekte iki lehtar varken biri çizilmiş ise ve keşideci veya ismi çizilen kişi tarafından paraflanmamış ise çekin iki lehtarlı olduğu kabul edilecektir. DİKKAT çek lehtarının ölümü halinde mirasçıları ibraz süresi içinde veraset ilamına dayanarak çek bedelini tahsil edebilirler. Ancak muhatap banka, ölenin mevduatının mirasçıları tarafından çekilmesi halinde uygulanacak vergi ile ilgili esasları göz önünde tutmak zorundadır.

 ·         Ölümünden önce lehtarın çeki ciro etmesi halinde ise, çek hamili bankaya ödeme için başvurabileceği gibi çekin karşılıksız çıkması halinde, hamil ölenin (lehtarın) mirasçılarından da (mirası reddetmeyen mirasçılardan) talepte bulunabilir.

 ·         Lehtarın çeki ciro etmesinden sonra medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi veya iflas etmesi halinde hamil muhataba çeki ibraz edebilir. Karşılıksız çıkması halinde hamil, lehtarın vasisine veya iflas masasına da başvurabilir. 

ÇEKE YAZILMASI MÜMKÜN VE GEÇERLİ İLAVELER 

·         “Emre yazılı değildir” , “ciro edilemez” ilaveleri: çekin üzerinde böyle bir ilave var ise geçerlidir. Bu çek ciro edilemez yani ciro yoluyla devredilemez. Ancak alacağın temliki yoluyla mümkündür ve alacağın temliki hükümlerine tabidir. 

DİKKAT bu tür çekler tahsil cirosu ile tahsile alınır. Ancak kredi teminatı olarak portföye alınmamalıdır. Mecburen alınmak zorunda kalınır ise, alacağın temliki hükümlerinin yerine getirilerek, borçluların kaydı koyana karşı bir edimi olup-olmadığı araştırılmalıdır ve çok dikkatli olmak gerekir.

 ·         Keşideci lehtar adını yazarak devamında “veya hamiline” kaydı düşebilir. Böylece çeki hamilene kambiyo senedi haline getirebilir.

 ·         İkametgah kaydı ise; çek, muhatabın ikametgahında veya başka bir yerde 3.bir kişi tarafından (3.kişinin bir diğer banka olması şartı ile) ödenmek üzere keşide edilebilir.

 ·         Örnek: Bir A bankasındaki çek hesabından keşideci (A bankasının şubesi olmayan bir ilçede) B bankası üzerine “şu adreste bulanan şu kişiye B bankasınca adresinde ödeme yapılmak üzere” çek keşide edebilir.

 ·         Keşideci yabancı bir para ile ödeme yapılmasını “aynen ödeme” kaydı koyarak sağlayabilir.

 ·         Bir çeki keşidecisi veya hamili, çekin ön yüzüne birbirine paralel çizgi çekmek sureti ile çeki çizgili çek haline getirebilir. Paralel çizgiler arasına hiç bir şey yazılmamışsa veya sadece “Banka” kelimesi yazılmışsa umumi çizgili çek olur ki muhatap banka çek bedelini ancak bir bankaya veya kendi mudisi olan ve kendisinde hesabı bulanan ve çeki elinde bulunduran bir müşterisine ödeyebilir. İki çizgi arasına bir bankanın adı yazılmış ise; çek, “hususi çizgili çek” halini alır. Muhatap banka, ancak adı geçen bankaya veya bu banka aynı zamanda muhatap ise kendi banka müşterisine ödeme yapabilir. Bir banka çizgili çeki ancak müşterilerinden veya diğer bir bankadan iktisat edebilir. Aykırı hareket eden bankalar çek miktarı kadar doğacak zarardan sorumludur.

·         Bir çekin ön yüzüne çapraz veya enine doğru “hesaba geçilecektir” kaydı koyar ise bu çek nakden ödenmez bu kaydı koyan hak sabinin hesabına mahsuben veya takas yoluyla tahsil edilir. Böyle bir kayıt koyulmuş ve üstü çizilmiş ise dahi bu kayıt geçerli kabul edilir. Aykırı hareket eden muhatap banka çek bedeli kadara doğacak zarardan sorumludur. 

·         Çeke protestodan muafiyet kaydı konulabilir. Ancak hamilin çeki süresi içerisinde bankaya başvurmak ve ibraz etmek yükümlülüğünden kurtarmaz. Bu nedenle de çeklerde bu kayda pek rastlanmaz.

·         Çekin ödenmemesi halinde; gecikme faizi oranının, çek üzerinde belirtilmesi çek niteliğine ters düşmediğinden geçerli sayılır.

 ·         Ciranta kendisinden sonraki kişi lehine ciro ederken “çekin tekrar ciro edilmesini” yasaklayabilir. Bu durumda kendisinin cirosundan sonraki cirantalara karşı sorumluluğu doğmaz ve geçerli bir şerhtir.

 ·          Bir cirantanın, “non recovrs” kaydı ile çeki ciro etmesi de aynı sonucu doğurur.

·         “İtilaf halinde yetkili mahkemelerin belirlenmesi veya tahkim şartı” çekin niteliğini etkilemez ve geçersiz sayılmasını gerektiren bir nedende yoktur.

 ·         Çekin muhatap bankaca “kabul” şerhi geçersizdir. Ancak çek karşılığının “bloke edildiği” şerhi geçerlidir. ÇEKE YAZILMASI HALİNDE GEÇERSİZ SAYILAN İLAVELER

 ·         Muhatap bankaca yazılan “Kabul şerhi” yazılmamış sayılır ve bu şerh geçersizdir. Çekin niteliğini değiştirmez. 

·         “Faiz şartı” burada çekin ibrazına kadar geçen zaman için belirtilen faiz oranı veya faiz tutarından bahsedilmekte olup, geçersiz bir şerhtir. Çekin niteliğini değiştirmez. Ancak süresinde ibraz edildiğinde   karşılıksız çıkması durumunda uygulanması gereken faiz oranı şerhi düşülmüş ise geçerli bir şerhtir.

 ·         “Vade Şartı” böyle bir kayıt yazılmamış sayılır.

 ·         “Sorumluluktan kurtulma şartı”- “non recours” keşideci, çeki karşılıksız çıkması halinde sorumlu tutulamayacağına dair bir kayıt koyamaz veya koysa bile yazılmamış sayılır.

 ·         “Cezai Şart” şerhi konamaz konsa bile geçersizdir.

 ·         Çek bedeli rakamla ve yazı ile farklı yazılmış ise yazı ile belirtilen bedele itibar edilir.

·         Çek bedeli yalnızca rakamla veya yalnızca yazı ile yazılmış ise yazılan tutar geçerlidir. 

·         Çek bedeli (yazı ile yazılan yere rakamla) çekin üzerine sadece rakamla birden fazla yazılması halinde en düşük tutar geçerli olup diğer tutarlar yok sayılır.

 ·         “Çek, gününde muteberdir” ilavesi geçersizdir.

 ·         Çekin belli bir tarihten sonra geçersiz olacağını belirten ibareler geçersizdir. 

 ·         “Teminat çeki” ilavesi geçersizdir. KAMBİYO SENEDİ OLAN ÇEKİN ÇEK OLMA NİTELİĞİNİ ORTADAN KALDIRAN İLAVELER ·         Çekin bir karşı edime bağlanması hakkındaki ilaveler çeki geçersiz hale getirir. Örneğin: Malın tesliminden sonra ödenir, hizmetin yapılmasından sonra ödenir, bir belgenin ibrazından sonra ödenir gibi ilaveler çeki geçersiz kılar. 

·         Çekin üzerine ihdas tarihi yanı sıra ikinci bir ihdas tarihi veya ikinci bir keşide yeri konulması zorunlu bir unsuru ortadan kaldıracağından çeki geçersiz kılar. 

ORTAK HESAPLAR ÜZERİNE ÇEK KEŞİDESİ  

 1         MÜŞTEREKEN TASSARRUF EDİLEN ORTAK HESABA ÇEK KEŞİDESİ

 ·         Ortak hesap sahipleri hesapta müştereken tasarruf ediyorlar ise ve çek verildi ise; çek taahhütnamesine her iki müşterinin de imzası alınır ve çekler her iki kişinin de imzası ile keşide edilmiş ise çek hamiline karşı (müşterek ve müteselsil borçlu olmadıkları için) çek tutarının yarısı kadarı ile sorumludurlar. (Karşılıksız çıkması halinde) bankaca düzenlenecek ihtarname her iki hesap sahibine de gönderilmelidir.

 ·         Ortak hesap müsait olduğu halde biri diğerine çek keşide eyleme yetkisi vermemiş ise buna rağmen hesap sahiplerinden birisi sadece kendi imzası ile çek keşide eylemiş ise hesap müsait olmasına rağmen çekin arkası karşılıksız olarak yazılır ve çek keşide eyleyene ihtar çekilir.  

 2         TEK BAŞINA TASARRUF EDİLEN ÇEK KEŞİDESİ Genel uygulamada olduğu gibi her hesap sahibi ortak hesaptan tek başına para çekebiliyor ise ve karşılıklı birbirlerine münferiden çek keşide etme yetkisi verilmiş ise hesaba her ortak çek keşide edebilmektedir. Ancak çekin karşılıksız çıkması durumunda bütün hesap ortakları sorumlu olmayıp, çeki keşide eden hesap sahibi sorumlu durumunda bulunur ve banka karşılıksız çeki keşide eden kişi hakkında hukuki mükellefiyetlerini yerine getirir. Diğer hesap sahiplerine gidilemez.   

2-    ADİ ŞiRKET HESAPLARINA ÇEK KEŞİDESİ Adi şirket hesabı üzerine çek keşidesi mümkündür. Bunun için şirket nam ve hesabına hareket edecek olanların yani temsilcilerin belirlenmesi gerekir. Bunun için adi şirket ortaklarının hepsinin vereceği vekaletnamede adı geçen ortak vekil veya temsilciye özel olarak çek keşide eyleme, kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi verilmelidir. İki ortak birlikte yetkili kılınmışsa çeklerde adi ortaklığın unvanı altında, yetkili ortakların adının yazılması uygun düşer. Birden fazla ortağa münferiden çek keşide yetkisi verilir ise ortak hesaptaki gibi çekin karşılıksız çıkması durumunda cezai sorumluluk açısından çeki keşide eden ortak katlanacaktır. Ancak hukuki (borç) açıdan çek hamiline karşı tüm ortaklar müşterek ve müteselsil olarak sorumlu olacaktır. Adi şirketin tüzel kişiliği ve ticari unvan zorunluluğu bulunmasa da çekin adi şirket hesabına keşide edilmesi yeterli olmayıp adi şirket adının temsilci tarafından yazılarak keşide edilmesi gerekir. Aksi halde çekin şahsen keşide ettiği düşünülmektedir.

KAT MALİKLERİ YÖNETİM HESABI ÜZERİNE ÇEK KEŞİDESİ DİKKAT  Bina veya site yönetim hesaplarında kat maliklerinin yöneticiye çek keşide etme yetkisi olmadan Bankalar açacakları hesaplardan çek vermemeleri gerekir. Şayet kat malikleri yöneticiye çek keşide etme yetkisi vermiş ise yöneticiye çek verilir. Yöneticinin keşide ettiği çekin karşılıksız çıkması halinde hamil kat maliklerinin tümünü takip edecektir. Yönetici ise karşılıksız çek keşide etme suçunu işlemiş kabul edilecektir.   

HAYALİ ADA AÇILAN HESAP ÜZERİNE ÇEK KEŞİDESİ Daha önceki dönemde bankalarca hayali ada açılan hesaplar üzerine çek keşide edilmiştir. Ancak 4814 sayılı yasanın 3/4 maddesine göre bankalar fotoğraflı nüfus cüzdanı almak zorunda bırakıldığından hayali isme açılan hesap olmayacağından çek keşidesi de mümkün görülmemekle birlikte dolandırıcılık amaçlı sahte nüfus cüzdanı ile hesaplar açıldığı ve bu hesaplar üzerine çek keşide edildiğine rastlanılmaktadır. Bu durumda çekin çek niteliği taşımadığı savunulabileceği gibi çeki imzalayan şahsı bağlayacağı da düşünülebilir. Ancak ceza hukuku açısından Yargıtay “karşılıksız” çek suçunun oluşmadığı sonucuna varmıştır. Bu durumda dolandırıcılık suçunun tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durumda muhatap banka hayali adrese ve hayali isme ihtarname gönderemeyeceği gibi çeklerin iade edilmediğine dair savcılığa suç duyurusunda da bulunamayacaktır. (Olay anlatılarak sahte belgeler de delil olarak ekte gönderilmek sureti ile dolandırıcılık suçundan savcılığı suç duyurusunda bulunulmalıdır. Dolayısı ile T.C.Merkez Bankası’na da bildirimde bulunulmayacaktır. 

6       KAPATILMIŞ HESAP ÜZERİNE ÇEK KEŞİDESİ Kapalı hesap üzerini zorunlu unsurları mevcut olan bir çek keşide edilmiş ise muhatap banka çekin arkasına “hesap kapatıldığından işlem yapılmamıştır” veya “hesabın kapatılmış olması nedeniyle karşılıksızdır” kaydı düşülmeli ve elindeki arşiv belgelerinden yararlanarak KARŞILIKSIZ çekle ilgili bütün yasal yükümlülüklerini yerine getirmelidir.

7       T.C.MERKEZ BANKASINA DEVR EDİLEN HESAPLAR ÜZERİNE ÇEK KEŞİDESİ

 ·         Bankalar Kanununun 10/4 maddesi gereği bankalar, 10 yıl hareket görmeyen hesapları gelir kaydedilmek üzere fona devreder.

·         Bankalar 10 yıllık zaman aşımı süresinin 3 ay kala 40 milyon liranın üzerinde bakiyesi bulanan hesap sahiplerine taahhütlü mektupla zaman aşımı konusunu bildirmekle mükelleftir.

 ·         Zaman aşımın izleyen takvim yılının ilk üç ayında yani Mart sonuna kadar Fonun T.C.Merkez Bankası’ndaki hesabına aktarmak zorundadır.

 ·         Fona devredilen bir hesap üzerine keşide edilmiş bir çekin muhataba ibraz edilmesi halinde çekin arkasına “Bankalar Kanununun 36.maddesi (halen 10.madde) göre mevduatın T.C.Merkez Bankasına devri nedeniyle ödeme yapılamamıştır.” Kaydı düşerek çek hamile iade edilmelidir. Hamil, keşideciden hak talep edecek icra yolu ile takip edebilecektir. Ancak muhatap banka bu çeki karşılıksız işlemine tabi tutmayacak, keşideciye ihtar göndermeyecek, savcılığı suç duyurusunda bulunmayacak, T.C. Merkez Bankasına bildirim yapmayacaktır. Keşidecinin karşılıksız çek keşide etmekten dolayı cezai sorumluluğu olmayacaktır.

 ÇEK METNİNİN TÜRKÇE VEYA YABANCI DİLDE OLMASI Yurt dışında veya ülkemizde kurulan bütün bankaların ülkemizdeki şubeleri üzerine düzenlenen çek metni Türkçe veya yabancı dilde olabilir.T.T.K.’ nun 692 maddesi buna olanak sağlarken, 805 sayılı yasanın 1.maddesi çek metninin Türkçe olması zorunluluğunu gündeme getirse de uygulamada, Türk Ticaret Kanunu’nun, 805 sayılı yasaya göre daha yeni ve güncel olması nedeni ile çek metinin Türkçe veya yabancı dilde olmasının bir sorun yaratmadığı gözlenmektedir. 

ÇEK ÜZERİNDEKİ TUTARIN YABANCI PARA OLARAK YAZILMASI T.T.K.nun 714. Maddesi gereği yabancı para üzerinden çek keşide edilebilir. Yargıtay ceza dairesi yurt dışında yerleşik kişilerin mal ve hizmet alımı karşılığında ülkemizdeki banka şubeleri üzerine yabancı para üzerinden çek keşide edilebileceği, ancak yurt içinde yerleşik kişilerin ülkemiz içindeki mal ve hizmet alımı karşılığı yabancı para üzerinden çek keşide edilemeyeceği hususunda kararları bulunsa da hukuk daireleri yabancı para üzerinden çek keşidesini geçerli saymakta olup, genel uygulamada bu yöndedir.

 

 -           Yabancı para üzerinden keşide edilmiş ve üzerinde “aynen ödeme” kaydı olan bir çek muhatap bankaya ibrazında hesap müsait ise yabancı para üzerinden ödeme yapılır. Hesap karşılıksız ise çekin arkasına “KARŞILIKSIZ” şerhi düşülerek (fotokopisi şubede muhafaza edilmek üzere alınır.) Çek aslı hamile iade edilir. Şayet hamil muhatap Bankanın yasal ödeme yükümlüğüne talep eder ise (2004 yılı için 310.000.000.-TL.) Banka, TL.üzerinden hamile yasal yükümlülüğünü öder. Çek asıl hamilden alınarak onaylı çek fotokopisini hamile verir. Bankanın diğer yasal yükümlülüklerini de yerine getireceği tabidir. 

·         Yabanca para üzerinden keşide edilmiş üzerinde “aynen ödeme” kaydı yok ise muhatap bankanın çek bedelini yabancı para veya TL. olarak ödeme yetkisi yasal olarak mevcut olmasına rağmen Yargıtay çek hesabının döviz cinsi üzerinden ödeme yükümlülüğünü getirmektedir. ·         Yabancı para üzerinden düzenlenen çek karşılıksız çıkması durumunda keşideci düzeltme hakkını kullanmak istemesi halinde; (ibraz süresinin bitiminden itibaren en geç 10 gün içinde) çekin yabancı para üzerinden karşılıksız kalan tutar ibraz tarihindeki kur üzerinden TL. karşılığı tespit edilerek gecikme faizi ve tazminatı (şu anda %10) belirlenir ve çek bedeli de ibraz tarihindeki kur üzerinden tespit edilerek düzetme hakkını kullanmış olur ve ceza almaktan kurtulur. Ancak borçtan tamamen kurtulmuş sayılmaz çünkü hamil ibraz tarihi değil ödeme günündeki kur üzerinden hak ve alacaklarını talep edebilir.

 ·         Döviz Tevdiat Hesabının para cinsinden, farklı bir para cinsiyle çek keşide edilmesi halinde; örneğin ABD doları cinsinden açılmış döviz tevdiat hesabına keşideci tarafından İngiliz sterlini üzerinden çek keşide edilmiş ve üzerinde “aynen ödeme” kaydı var ise hesap müsait olsa dahi İngiliz sterlini tutarı çek bedeli, ABD dolarına çevrilerek (hamil kabul etse bile)ödenmez. Keşidecinin yazılı muvafakati gereklidir. Muvafakat herhangi bir sebeple alınamaz ise çek “karşılıksız” işlemine tabi tutulur. Keşideci düzeltme hakkını İngiliz sterlinin kuru üzerinden yapmak durumunda olup, muhatap banka kendi yükümlülüğü olan tutarı (310.000.000.-TL.) ödemez. Şayet aynı durumda çek üzerinde “aynen ödeme” kaydı yok ise İngiliz Sterlini karşılığı ABD doları veya TL. olarak hesaptan ödeme yapılabilecektir. 

·         TL. hesap üzerine yabancı para üzerinden çek keşide edilmesi halinde ve çek üzerinde aynen ödeme kaydı var ise bu çek ödenmez ve karşılıksız işlemine tabi tutulur. Ancak keşidecinin yazılı muvafakat vermesi halinde ödeme keşideci hesabından TL. veya talimat doğrultusunda keşideci hesabından çek tutarı efektife çevrilerek ödeme yapılır. Aksi halde muhatap bankanın, çeki karşılıksız işleme tabı tutma yetkisi vardır. Muhatap banka keşideciden muvafakatalmadan da ödeme yapılabilir. Her iki durumda da muhatap banka sorumlu tutulamaz. Şayet çek üzerinde “aynen ödeme” kaydı yok ise muhatap banka çek tutarının karşılığını TL.üzerinden ödeme yükümlülüğü altındadır.BANKALARIN ÇEK HESABI AÇARKEN GÖZ ÖNÜNDE TUTMASI GEREKEN HUSUSUSLAR ·         Bankaların gerçek ve tüzel kişilere, Türk vatandaşı veya yabancı kişilere çek hesabı açması mümkündür. Bankalar Kanunu’nun 10.maddesi “vadesiz tasarruf hesapları üzerine çek keşide edilmesi ticari işlem sayılmaz.” Hükmünü getirerek tacir olmayan kişilere de çek hesabı açılabilmesine imkan sağlamaktadır.

 ·         Bankalar çek hesabı açacakları gerçek ve tüzel kişiler hakkında, yasaklılık ve engel durumu, ekonomik yapısı, sosyal durumu gibi istihbaratı yaparak gerekli basiret ve özeni göstermelidir. ·         Daha önceki yıllarda suiniyetli kişi veya kişilerce gerçek veya tüzel kişiler adına sahte belgeler ile çek hesabı açtırmaları sonucu çek hamillerinin zararı oluşmasında bankanın gerekli basiret ve özeni göstermediği tespit edilmekle birlikte çek bedelinden dolayı banka sorumlu tutulmamıştır. Lehtarın veya hamilin çeki araştırma yapmadan kabul etmiş olması bir kusur olarak nitelemiştir. Ancak 4814 sayılı yasa ile “Bankalar çek karnesi verirken gerekli basiret ve özeni göstermeye mecburdurlar.” Hükmüne ilaveten “kişinin ekonomik, sosyal, itibari durumu, iştigal konusu gibi” istihbarata da sevk etmektedir. Bu nedenle ileride cezai ve mali bir müeyyide ile karşı karşıya kalmamak için çek karnesi verirken azami özen gösterilmesinde fayda vardır.

·         1991 yılında çek hamilinin banka aleyhine açtığı dava da mahkeme gereken özeni ve basireti göstermediği için hamili % 60, bankayı %40 kusurlu bularak çek bedelinin %40’ı bankanın hamile ödemesi yönünde karar almış ve bu kararı Yargıtay onamıştır. 

·         Bankanın çek karnesi verirken çek anlaşması (çek taahhütnamesi) yapma gibi yasal bir zorunluluğu yoktur. Ancak banka mevzuatı gereği çek taahhütnamesi alınma zorunluluğu vardır. Bunun yanı sıra Gayrinakdi Ticari Kredi sözleşmesi yapılmasının da yararlı olacağı tabiidir. Çünkü bu taahhütname ve sözleşmeler bankaı mali ve cezai sorumluluktan kurtaran maddeler ile donatılmıştır.

 ·         Çek hesabı açarken fotoğraflı nüfus cüzdanı, fotoğraflı ikametgah ilmühaberi, tacir ise ticaret sicil belgesi varsa ikinci bir fotoğraflı kimlik (ehliyet gibi), vergi kimlik belgesi gibi belgeler ve mümkün ise bu belgelerin tamamının noter tasdikli olması sahtecilik olaylarında bankayı üçüncü kişilere karşı sorumluluktan kurtarır. 

·         Hesap kapatılsa dahi yukarıdaki belgelerin hesap kapandıktan sonra 5 yıl süre ile bankada muhafaza edilmesi gereklidir. 

·         Çek hesabı açılması veya kapatılması halinde 10 gün içerisinde T.C.Merkez Bankasına bildirmek üzere genel müdürlüğümüze bildirilmesi gerekmektedir. (Çek yasasının 3/4 maddesi ) ÇEK KEŞİDESİNDE ÖZEL DURUMLAR VADELİ ÇEK:     Çek bir ödeme aracıdır. Bonolar ve poliçeler gibi teminat cirosu ile devredilemez. Ancak inançlı işlem olarak çeklerde teminat amaçlı temlik cirosu mümkün ve geçerlidir. T.T.K.707/1 “çek görüldüğünde ödenir. Buna aykırı kayıt yazılmamış hükmündedir” diyerek çekte vade olmadığını tespit etmiştir. (Çekin keşide tarihi yazılmayarak vade tarihi yazılmış ise T.T.K.707 madde gereği çek geçersizdir. Şayet çek üzerine hem vade hem de keşide tarihi yazılmış ise vade tarihi yok sayılır ve geçerlidir.) İLERİ KEŞİDE TARİHLİ ÇEK:      Çeke ileri bir keşide tarihi konulması yasal olarak mümkün olup, ancak çekin keşide tarihinden önce bankaya ibrazını engellemez. Çek üzerine konan “belli bir tarihten önce ödenmez” ve “çekin gününde ödenmesi” gibi kayıtlar yok sayılır. 

 

İLERİ TARİHLİ ÇEKLERİN UYGULAMADA BANKALARCA TEMİNAT AMAÇLI ALINMASI: Bankalar, kredi müşterilerinin hamili olduğu çekleri “çekte rehin cirosu olmadığından krediye teminat amaçlı olarak temlik cirosu ile almaktadır. Bu uygulama çek yasasına aykırı düşmektedir. Ancak teminat amaçlı çek verilmesi bir inançlı işlem oluşturmakta ve çek hamili ile banka arasında karşılıklı hak ve vecibelere dayanan akdi ilişki yaratmaktadır.

 ·         Temlik cirosu ile teminata alınmış bir çek karşılıksız çıkarsa banka kredi borçlusunu yani kendisine çeki ciro edeni kambiyo senetleri takip yolu ile hakkına sahip olacaktır. Ancak çeki ciro eden kredi borçlusu çeki teminat amacıyla bankaya verdiğini buna karşılık temel ilişkide bankaya borcu kalmadığını ispatladığı takdirde banka tarafından takip edilmeyecektir. ·         Çeklerin rehin cirosu ile teminata verilmesi mümkün değildir. Hamiline yazılı çekin teminat amaçlı fizik en teslimi mümkün ise de hukuken temlik niteliğindedir.

 ·         Çek ile çalışan hesabın bulunduğu şube aynı zamanda krediyi veren şube ise, çeklerin bu şubeye temlik cirosu ile devri mümkün değildir. Çünkü böyle bir ciro temlik cirosu değil makbuz hükmündedir. Hamil istese de böyle bir çeki çek hesabının olduğu şubeye ciro edemez.

 ·         Çek hesabının olduğu bankanın bir başka şubesine temlik cirosu ile çek verilmesi çek yasasına aykırı olmakla beraber (madde 4 muhatap şube deyimi yerine yasada muhatap banka deyimi geçmektedir.) Yargıtay ve Yüksek Mahkeme muhatap banka şubesinin bir başka şubesine çekler temlik cirosu ile ciro edilebilir hükmüne işaret etmektedir.

·         Krediyi açan bankaya diğer banka çeklerinin temlik cirosu ile teminat amaçlı verilmesinde sorun çıkmayacağı tabidir. 

·         Ödenmeyen kredi borcunu kefilin ödemesi durumunda bankanın teminat amaçlı almış olduğu çeki kefile devir zorundadır. Ancak çekte teminat cirosu olmadığından mahkeme ve icra md. nezdinde çekin teminat amacı ile verildiğini ispat kefile düşmektedir. Uygulamada teminat amaçlı olarak alınan çeklerin üzerine bankaların “teminat çekidir” kaydı kefilin ispatına yardımcı olmaktadır.

 ·         Çekler, ıskonto ve iştira işlemlerine ciro ve teslim yoluyla alınabilmektedir. Karşılıksız çıkması halinde banka çek keşidecisi, aradaki cirantalar ve çeki temlik yoluyla devir eden müşterisine başvuru hakkına sahiptir. Bankalar kanununa göre bu işlem bir kredi işlemi olarak nitelendirilmiştir. MUHATAP

BANKANIN TEYİDİNİ VEYA BLOKE KAYDINI TAŞIYAN ÇEKLER

 ·         KABUL YASAĞI: T.T.K. 696 maddesi gereği bankaların çek hakkında kabul muamelesi cari değildir. Yazılmış bir kabul şerhi yazılmamış sayılır. Bunun nedeni çekin zaman içinde “banknot, para gibi” nitelik kazanacağı ve merkez bankalarının banknot basma imtiyazlarını fiilen yitireceği endişesi ve bankaların kambiyo borçlusu haline gelmelerinin engellenmesi içindir. Aynı düşünceden hareketle çekin muhatap banka tarafından ciro edilmesi de yasaklanmıştır.

·         Muhatap banka çeke kabul şerhi düşememekle birlikte hamile karşı kefalet ve garanti taahhüdü altına girebilir. Bunun için BLOKE, TEYİT, gibi kayıtlar koyarak kambiyo borçlusu haline gelmez ama borçlar hukuku açısından bağlayıcı olur.

 ·         Bankanın, çeke “blokeli” ve “teyitli” şerhi koyması çekin geçersiz olması veya süresi içinde ibraz edilmemesi halinde bankanın ödeme yükümlülüğünün devamı manasına gelmez (teyit) teyit edilen çekin kanunun aradığı tüm unsurları kapsadığını garanti etmez, (teyit) çekteki imzanın keşideciye ait olduğun garanti etmez, teyitli çekin zorunlu unsurlarında bir değişiklik olması halinde keşidecinin parafı yeterli olmayıp, teyit eden bankanın da onaması gerekir.

 ·         Muhatap Banka tarafından garanti edilen çeklerde banka ile keşideci arasında gayri nakdi kredi ilişkisi oluşmaktadır. Garantili çeklerde çekin zorunlu unsurlarında bir eksiklik var ise veya süresinde ibraz edilmemiş ise bankanın bir yükümlülüğü doğmaz çek garanti tutarının üzerinde keşide edilmiş ise banka yükümlülüğü garanti tutarı kadardır. (Yasal karşılıksız çek yükümlülüğü 310.000.000.-TL. de dahil) Garanti tutarının üzerinde bir yükümlülük doğmaz ancak çekin garanti tutarı üzerindeki meblağ için karşılıksız işlemi yapılmalıdır.

 ·         Teyitli, blokeli ve garantili çeklerin ödenmesi, keşidecinin rızam hilafı elimden çıkmıştır veya ihtiyati tedbir kararı ile durdurulur.

 ·         Keşide çekleri bilindiği üzere muhatap bankanın kendi şubesi veya bir başka şubesi üzerine müşterisinin talimatı gereği tanzim ettiği çeklerdir. (Üçüncü şahıslar lehine) lehtar açısından büyük güvence sağladığı gibi şifrelendiği için suiistimal ihtimalide sıfıra yakındır.

 ·         SEYAHAT ÇEKLERİ: Daha çok dış ülkelerde büyük bankalar tarafından bedeli müşterisinden peşin tahsil edilen ve bankanın tüm şubelerince ödenmesi mecburi olan keşidecisi ve muhatabı aynı banka olan, lehtar ise müşterisi olan emre ve nama tanzim edilebilen çeklerdir.

 ·         EURO ÇEKLER: Euro çek karnesi ile Euro çek kartı birlikte kullanır. Kartta hesap sahibinin kredi durumu, ismi, hesap numarası ve geçerlilik süresi bulunur. Kartın arka yüzünde banka garantisi ile ilgili ibareler bulunur. Ülkemizde uygulama bakımından garantili çeklere benzer. ÇEKİN TEDAVÜLE ÇIKARILMASI

·         Çekin zilyetliğinin keşideciden başka bir kişiye intikali ile çek tedavüle çıkarılır. Çekin ne zaman tedavüle çıkarıldığı gerek lehtarın çek üzerinde hak sahibi olması, gerekse keşidecinin ölümü, medeni haklarını kullanma ehliyetini kaybetmesi, iflas etmesi gibi hallerde önem kazanır.

 ·         Çek, tüm zorunlu unsurları ihtiva etmek sureti ile tedavüle çıkarılacağı gibi eksik unsurlarla da tedavüle çıkarılabilir. Hatta keşideci tarafından sadece imzalanarak da tedavüle çıkarılabilir. Eksik unsurla veya sadece keşidecinin imzası ile tedavüle çıkan çek hamili tarafından aradaki anlaşmalara aykırı olarak zorunlu unsurları tamamlanmış ise keşideci tarafından çekin anlaşmalara aykırı olduğu hamile karşı ileri sürülemez.

 ·         Zorunlu unsurları eksik (keşideci imzası hariç) olarak tedavüle çıkan çekin eksik unsurlarının kim veya kimlerin dolduracağı yasalarda belirtilmemiş ise de Yargıtay kararları çek muhatap bankaya ibraz edilene kadar, hatta son cirantanın eksik unsurları bankada bile ikmal edebileceğini kabul etmektedir. Ancak muhatap banka personeli, hamilin yazılı bir talebi olmadan çekin unsurlarını tamamlayamaz. 

·         Eksik unsurlu bir (sadece Keşideci imzası bulunan) çekin kaybolması halinde T.T.K. çeklerin iptaline ait hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Yargıtay’ın farklı karaları olup, en son karalarından birinde keşidecinin sadece imzasını taşıyan bir çekin iptalini isteyebileceğini kabul etmiştir. DİKKAT : Çek lehtarı veya hamil tarafından ödeme için bankaya ibraz edilir ise keşideci çekin talimata aykırı doldurulduğu, malı alamadım, mal bozuk çıktı gibi sebeplerle bankayı ödemeden men edemez. Ancak mahkemeden ödemeyi durduran bir ihtiyati tedbir kararı isteyebilir. Mahkeme kararını da bankaya ibraz ederek çekin ödenememesini isteyebilir.

 EKSİK UNSURLU ÇEKİLERİN-ZORUNLU UNSURLARI TAŞIMAYAN ÇEKLER ARASINDAKİ FARKLILIĞI 

·         Zorunlu unsurları eksik olması halinde geçersiz sayılan bir çek ile eksik unsurla tedavüle çıkmış hamil açısından geçerli bir çek arasındaki sınırın her zaman tespit edilmesinin mümkün olmadığı farklı yargıtay kararlarından da anlaşılmaktadır.DİKKAT : Uygulamada genellikle çekin keşide yeri veya keşide tarihi eksik geçersiz çekler ile karşılaşılmaktadır. Böyle bir çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi halinde; 

a)       Banka hiçbir işlem yapmadan “çekin zorunlu unsuru noksandır” diyerek çeki hamile işlemsiz iade edebilir. 

b)       Çekin zorunlu unsuru eksikliği çekin üzerine “keşide yeri eksik veya keşide tarihi eksik olduğundan işlem yapılamamıştır.” Diye kayıt düşerek ve kayıt sonrası çek fotokopisini de bankada muhafaza ederek çek aslını hamile iade edebilir.

 c)       Önerilen muhatap banka tavrı: Çekin önlü arkalı fotokopisi alınarak çek üzerine hiçbir kayıt düşmeden çek hamile iade edilerek şifa en “ bu çekin şu zorunlu unsuru noksandır. Eksik zorunlu unsurun tamamlanarak keşideciye paraflattırılması aksi halde işlem yapılamayacağının” bildirilmesi gerekir. Buna rağmen hamil eksik unsuru tamamlayarak keşideciye paraflattırmadan çeki tekrar bankaya süresi içinde ibraz eder ise, çek bedelinin ödenmesi gerekir. Hesap müsait değil ise karşılıksız işlemine tabi tutulmalıdır.

 ·         Çekin zorunlu unsurları farklı kalemle doldurulmuş hatta keşidecinin el yazsısından farklı bir yazı ile yazılmış olsa dahi muhatap banka çeki ödemek durumundadır. (Tabi keşidecinin kayıp-çalıntı ihbarı veya mahkeme ihtiyati tedbir kararı yok ise)

 ·         Muhatap Banka farklı kalem veya farklı el yazısı ile zorunlu unsurları tamamlamış bir çeki ödemesi halinde keşideciye karşı sorumlu tutulamaz.

 ·         Muhatap Bankanın zorunlu unsurları eksik bir çek ibraz edildiğinde çeke “şu zorunlu unsuru eksik olduğu için işlem yapılamamıştır.” kaydını düşme yükümlülüğü yoktur. Bu kaydı düşse de düşmese de sonuçlarından muhatap banka sorumlu tutulamaz.

 ·         Muhatap Bankaya zorunlu unsuru eksik bir çek ibraz edildiğinde banka personeli eksik unsuru kendisi tamamlayamaz. (Hamilin yazılı bir talimatı olmadığı müddetçe.) 

·         Eksik unsurlarla tedavüle çıkartılan bir çekte eksik unsurların anlaşmalara aykırı doldurulduğunu keşidecinin ileri sürmesi halinde ispat yükümlülüğü keşideciye aittir.

 ·         Çekin tedavüle çıkarıldıktan (lehtar veya hamile verildikten) sonra keşidecinin ölümü, medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi veya iflası gibi nedenlerle çek geçerliliğini (aksi mahkeme kararı ile ispat edilmedikçe) kaybetmez. 

ÇEKİN DEVRİ             Hamiline yazılı çekin devri; çekin devri için çekin fizik en teslimi yeterlidir. Ancak çeki teslim alan çeki devredenin borçtan dolayı sorumluluğunun devamını sağlamak için çeki devredenin ciro etmesini isteyebilir. Muhatap bankanın bu tür çeki kim ibraz eder ise ödeme yetki ve yükümlülüğü vardır.

1                Çek emre yazılı ise; Çekin devri için ciro ve çekin fizik en teslimi yeterlidir. (hamiline yazılı bir çekin ciro edilirken isim yazılması çeki emre yazılı hale dönüştürmez. Hamilin cirantalara başvurma hakkını sağlar.)

2                Çeki, keşide eden veya daha sonra ciro ederek çeki devreden aradaki cirantalardan birinin çekin üzerine veya ciro ederken cirosunun bulunduğu yere “emre yazılı değildir” veya “ciro edilemez” kaydı konulması halinde bu çekin devri ancak alacağın temliki yoluyla yapılabilir. Alacağın temlikinin hukuki sonuçlarını doğurur ve bu hükümlere tabi tutulur.

 CİRO İLE İLGİLİ HÜKÜMLER 

a         Ciro çek veya alonj üzerine yazılmalı ve ciranta tarafından el yazısı ile imzalanması gerekir.

 b         İmza atamayan kişi ciro edemez. (Noterden tasdikli dahi olsa metal veya lastik üzerine yazılmış isim-soy isim veya simgelerle ciro yapılamaz.) 

c         Ciroda imza yeterli olup, ad-soy ad yazma zorunluluğu yoktur.(Ancak çek hesabından çeki tahsil için muhatap bankaya çeki ibraz eden kişinin yani çek hamilinin, isim-soy isim, adres telefon gibi bilgileri yazmak zorunluluğu vardır. Çünkü bu attığı imza ciro hükmünde olmayıp makbuz niteliğindedir.) 

d         Tüzel kişilik adına yetkili veya temsilcinin ciro edebilmesi için tüzel kişiliğin kaşesi altına ciro edilmesi gerekir. Aksi halde kaşe yok ise ciro tüzel kişilik adına değil, ciro edenin gerçek kişiliği ile ciro yaptığı hükmü doğar. Bu ciro tüzel kişiliği bağlamaz. 

e         Cirantanın da çek çekme ehliyetine ve tüzel kişilik temsilcisi ise özel yetkiye sahip olması gerekir.

 f          Çekin iki lehtarı var ise cironun her iki lehtar tarafından yapılması gerekir. İki lehtardan birinin cirosu ile (kısmi ciro) hak hamile geçmez. 

g         Ciro kayıtsız ve şartsız olmalıdır. Ciro şarta bağlı tutulur ise bu şart yazılmamış sayılır. 

·         Ciro yapılırken ciranta adresinin yazılması veya tarih konması zorunlu değildir. 

·         Ciranta çekin tekrar ciro edilmesini yasaklayabilir. Bu durumda daha sonraki cirantalara ve hamile karşı sorumlu tutulamaz. 

·         Muhatap bankanın cirosu ve kısmi ciro batıldır. 

·         Çek keşideciye ve onun tarafından bir başkasına ciro edilebilir. Çeki en son elinde bulunduran hamil sayılır. 

·         Protestonun keşidesinden veya ibraz süresinin geçmesinden sonra ciro alacağın temliki şartlarına haiz ise hüküm ifade eder. Aksi halde çekin devrini sağlamaz. CİRONUN HUKUKİ SONUÇLARI 

·         SÜRESİNDE İBRAZ EDİLEN ÇEKİN ÖDENMEMESİ: Çek, hesap karşılıksız olduğu için, hesapta rehin haciz olduğu için, keşideci veya hamil tarafından “rızam hilafı elimden çıkmıştır.”diyerek ödeme yasağı olduğu için ödenmeyebilir. Ancak çekin hamili (çeki elinde bulunduran keşideci veya diğer cirantaları kambiyo senetleri takip yolu ile takip edebilir.

 ·         ÇEKİN SÜRESİNDE İBRAZ EDİLMEMESİ: halinde hamilin keşideciye veya aradaki cirantalara başvuru hakkı son bulur. Ancak hamilin keşideci veya aradaki cirantalarla çek dışında temel-hukuki ilişkisi var ise bu ilişkiye dayanarak talep hakkı doğabilir. Muhatap banka ibraz süresi geçmiş bir çeki kesinlikle ödememelidir. Keşidecinin yazılı muvafakati alınmak kaydı ile ödeme yapabilir.(keşideci çekten caymamış ise banka ödeme yapabilir.) 

·         MUNTAZAM CİROLARIN BİRBİRİNİ TAKİP ETMESİ : Emre yazılı çeklerde ciroların teselsülü hamili belirler. Cirolar teselsül etmiyor ise (Cirolar birbirini takip etmiyor ise) çeki elinde bulunduran, yetkili hamil sayılmaz ve banka çeki ibraz edene ödeme yapmamalıdır. Banka ödeme yapar ise keşideciden çek bedelini talep edemez. Ancak hataya binaen bir ödeme yapılmış ise bu durumda ödemeyi yapan banka sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödeme yaptığı hamile rücuu hakkı vardır. Örneğin A şirketine keşide edilmiş bir çekin arkasındaki ilk ciro B şahsına ait ise ciroda bir kopukluk olup çeki elinde bulunduran şahıs yetkili hamil değildir.

 ·         Ciro silsilesi bozuk olsa bile lehine çek keşide edilen lehtar bundan etkilenmez. Çeki elinde bulundurduğu sürece her zaman takip yolu vardır. Muhatap bankanın ciro silsilesi bozuk olan çeki ibraz eden (lehine çek keşide edilen) lehtara ödeme yükümlülüğü vardır.

 ·         Muntazam ciroların birbirini takip edip-etmediği kontrol edilirken arada üstü çizilmiş iptal edilmiş cirolar yazılmamış sayılır. 

·         ÇEKİN GERİ DÖNÜŞ CİROSU VE HUKUKİ SONUÇLARI: Çekin hamili aradaki kendinden önceki cirantalar başvurarak çek bedelini onlardan alabilir. Örneğin çekin keşidecisi (A) lahtarı B, ciranta C, ciranta D, ciranta E, Hamil F olsun, Hamil olan F, kendinden önceki B,C,D,E lehtar veya cirantalardan birine çeki ciro ederek bedelini alabilir. Şayet D cirantasına hitaben ciro etti ise; B cirantası da, kendinden önceki ciranta ve lehtar olan B ve C’ ye geri dönüş cirosu yapabilir. Kendin sonraki E ve F cirantalarından talepte bulunamaz.

 ·         MUHATAP BANKANIN ÇEK HESABI BULUNAN şube lehine çekler ciro edilemez, böyle bir ciro yapılsa bile ciro hükmündü değil makbuz niteliğindedir.

 ·         MUHATAP BANKANIN HESABIN BULUNDUĞU ŞUBE DIŞINDAKİ BİR BAŞKA ŞUBESİNE çekin ibraz edilmesi çek yasasının 4.maddesi “çek hesabı açılan bankaya muhatap banka denir” hükmü getirmişse de Yargıtay kararlarında çekin muhatap bankanın başka bir şubesine ciro edilmesini geçerli kabul etmiş ve etmektedir.

 CİRO ÇEŞİTLERİ

 ·         REHİN CİROSU: Kambiyo senetlerinde genelde rehin cirosu, temlik cirosu ve tahsil cirosu belirlenmesine karşılık çekin bir ödeme aracı ve görüldüğünde (ibrazında) ödenmesi özelliğinin yanı sıra zorunlu unsurların arasında vade tarihi gibi bir olgu olmadığı için rehin cirosu ile ciro edilmesi mümkün değildir. Ancak uygulamada ileri keşide tarihli çeklerin teminat amaçlı kullanıldığı ve bunun için de temlik cirosu ile ciro edildiği gözlenmektedir.

 ·         TEMLİK CİROSU (TAM CİRO):T.T.K. Temlik cirosu ayrıca düzenlenmemiş olup, ciro ile ilgili hükümler genelde temlik cirosunu ifade etmektedir. Bir çekin devri kural olarak temlik cirosu ile sağlanmaktadır. “A şahsına ödeyiniz” şeklindeki ciro temlik (tam) cirosu olup, beyaz ciro da temlik cirosu niteliğindedir. Her iki durumda da hamil ciro ile çek üzerinde hak sahibi olmaktadır. İnançlı (hukuken geçerli) muamelelerde çekin teminat amacı ile ve temlik cirosu yolu ile de devri mümkündür. Üçüncü kişiler, bu çekin teminat amaçlı verildiğini bu nedenle temlik cirosunun geçersizliği ileri süremezler. Ancak son hamil çekin tahsilinde çek bedelini ya kişinin borcuna (kredi hesabına) mahsup edecek yada teminat olarak (tasarruf hesabı dışında) geçici bir hesapta tutacaktır. Temlik cirosu teminat amaçlı alınabildiği gibi tahsil amaçlıda temlik cirosu yapılabilir. 

·         TAHSİL CİROSU: Çeklerde tahsil cirosu mümkün olup , poliçelerdeki tahsil cirosu hükümleri uygulanır. “Bedeli tahsil içindir.” “Kabz içindir” bu şekilde ciro ile çeki devir alan hamil çekten doğan bütün hakları kullanabilir. Ancak çeki tekrar ciro etmek isterse yalnızca tahsil cirosu ile ciro edebilir. Temlik cirosu ile ciro edemez. Tahsil cirosu ile çeki devir edenin çek üzerindeki hak ve yetkileri ölümü halinde veya medeni hakları kullanma ehliyetini kaybetmesi halinde de ortadan kalkmaz devam eder. Çeki tahsil cirosu ile devri için emre yazılı niteliğini koruması gerekir. “Ciro edilemez” , “Emre yazılı değildir” gibi çek üzerinde kayıt var ise hamilin ciro ederken ya çekle birlikte vekaletnamesini vermesi gerekir, yada çek üzerine vekaleti belirten ibare “tahsil içindir...bankası ...şubesine ödeyiniz” koyması gerekir. Tahsil cirosu yetki niteliğinde olup, her zaman ciranta tarafından geri alınabilir. Tahsil cirosu şerhinin çizilmesi geri almak için yeterlidir.

 BANKANIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR 

·         Banka kendisine tahsil amacıyla devir edilen bir çeki takasa veya muhatap bankaya ibraz edeceğinden ciro etmek durumundadır. Bankanın tahsil amaçlı almış olduğu çeki mutlaka tahsil cirosu ile devir alıp tahsil cirosu ile muhataba ibraz etmelidir. Aksi halde çekin daha sonraki hamillerine karşı çek bedelinden dolayı sorumluluğu doğacaktır.

 ·         Banka tahsil amaçlı almış olduğu çekin bedelini cirantanın hesabına tahsil etmeden geçmemelidir. (T.C.Maliye Bakanlığı’nın TEK HAZİNE CARİ SİSTEMİNE DAHİL VERGİ DAİRELERİNİN VE MAL MÜDÜRLÜKLERİNİN İBRAZ ETTİĞİ ÇEKLER HARİÇ)

 ·         Banka tahsile aldığı çeki ibraz süresi geçmeden cirantanın talimatı ile işlemsiz iade edecek ise ve çekin arkasında banka cirosu var ise mutlaka bu cironun üstünü çizerek iade etmelidir. 

·          Banka teminat amaçlı kendisine ibraz edilen çekleri temlik cirosu ile devir almalıdır. Şayet banka ileri tarihli çeki portföyünde teminat amaçlı tutuyor ise ve bankanın çek arkasında cirosu var ise çekin ibraz süresi bitmeden müşterisine iade ederek (teminat açığına düşmeden) kendi cirosunu iptal etmelidir. Banka tahsil veya teminat amaçlı olarak kendisine temlik cirosu ile tevdi edilen çeki gerek karşılıksız çıkması gerekse işlemsiz iade etmesi gerektiğinde; çeki ciro ile iade ederken “Gayri Kabili Rücu” şerhini düşmesi gerekir ki kendisinden sonraki cirantalar ve hamile karşı çek bedelinden dolayı sorumluluğu doğmasın. 

·         Banka, çek üzerinde “emre yazılı değildir” , “ ciro edilemez” gibi kayıtlar var ise bu tür çekleri kesinlikle teminat amaçlı almamalıdır. Bu tür çekler ancak tahsil amaçlı alınabilir.

 ·         Banka mümkün ise çeki tahsile veren hamilden çekin kaybolması halinde bankanın sorumlu tutulamayacağına dair taahhütname almalıdır.

 ·         Banka tahsil veya teminat amaçlı almış olsun çeki bir şubeye veya takasa fizik en gönderirken mutlaka taahhütlü veya APS ile değer konulmuş olarak postaya vermelidir.

 ·         Banka tahsil edilmek üzere çeki bir başka şubeye veya takasa göndermeden önce fotokopisini alarak muhafaza etmelidir. Çünkü çekin zayi halinde iptal davası açmak zorunda olduğu için çek unsurlarının bilinmesine ihtiyaç vardır. Bankanın tahsil veya teminat amaçlı aldığı bir çeki kaybetmesi halinde çeki bankaya tahsil veya teminat amaçlı devir eden hamili banka aleyhine dava açabilmesi için (tazminat davası) kendisinden önceki cirantalar ve keşideci aleyhine dava yada icra takibinin sonuçsuz kaldığını kanıtlamak ve ispat etmesi gerekir. Dava şartları oluşmamış ve çekin borçlulardan tahsili mümkün olmamış ise hamil banka aleyhine tazminat talebinde bulunabilir.

 ·         Banka tarafından zayi edilen bir çekin borçlu veya borçlularının aczi veya iflası halinde, hamilin bu şartlarda zarara uğramadığı banka tarafından ileri sürülebilir. 

ÇEKLER HAKKINDA ALACAĞIN TEMLİKİ HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI

 ·         Emre yazılı olmayan veya hamiline yazıldığı halde lehtar veya daha sonraki hamiller tarafından çek üzerine “emre yazılı değildir”, “ciro edilemez” gibi sonradan konulmuşta olsa bir kayıt var ise bu tür çekler bankalarca teminat amaçlı alınmamalıdır. Bu tür çeklerin devri yazılı temlikname ile (B.K.163 md.) mümkündür. Bu tür çeklerde çeki temellük eden gerçek ve tüzel kişi çeki devraldığı cirantanın tüm haklarına sahip olabilir. Ancak keşidecide lehtarın tüm yükümlülüklerinin yeni çek malikinin yerine getirmesini talep etme hakkı vardır. 

ÖDENMEMİŞTİR-KARŞILIKSIZ ŞERHİ DÜŞÜLEN ÇEKLER İLE İBRAZ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA YAPILAN CİRO

 ·         Bu tür cirolar mutlaka tarih atılarak yapılmalı aksi halde ibraz süresi geçmeden yapılmış ciro olarak kabul edilir. “Ödenmemiştir” veya “karşılıksızdır” kaydından sonra ve ibraz  tarihi bitiminden sonra yapılan ciro alacağın temliki hükmünde tutulur ve temlikin neticelerini doğurur.

 ·         Muhatap bankaya ibraz edilen çek ödenmez ise banka ödenmemiştir (nedenini açıklayarak) veya karşılıksızdır ibaresini yazmak zorundadır. Banka ibraza rağmen bu tespiti yapmaz ise çek lehtarı veya hamil noter aracılığı ile protesto çekmeye yetkili olup, ancak uygulamada bu yola başvurulmamaktadır. 

ÇEK BORÇLULARINA AVAL VERİLMESİ           

Çek bedeli üçüncü kişi veya çek üzerinde esasen imzası bulanan bir kişi tarafından AVAL verilmek sureti ile garanti edilebilmektedir.Muhatap bankanın aval vermesi, çek kabul yasağına aykırı olduğu için geçersizdir.Aval verme çekin arka yüzüne veya alonj üzerine “aval içindir” kaydı düşülerek yapılır veya çekin ön yüzüne konan keşideci imzası dışındaki her imza aval şerhi manasındadır.Avalin kim için verildiği aval şerhi altında açıklanması gerekir. Açıklanmamış ise keşideci için aval verilmiş sayılır. Aval veren kim için taahhüt altına girmiş ise borçtan o kişi gibi sorumlu olup, hatta aval kim için verilmiş ise onun alacaklıya karşı ileri süreceği def’ileri dahi aval veren ileri süremez. Kısmi aval geçerli olup aval tarihinin gösterilmesi zorunlu değildir.Aval çekten doğan tek taraflı bağımsız ve mücerret (soyut) bir borçtur. Avalistin sorumluluğu, taahhüt altına girdiği kişinin sorumluluğuna bağlı olmayıp, onun sorumluluğu kalktığı hallerde de devam eder.Aval verenin borç taahhüdü şekli noksanlık dışında başka bir sebepten dolayı borç batıl olsa da taahhüt geçerlidir. Keşideci hakkında icra takibi yapılmadan aval veren hakkında tek başına icra takibi yapılabilir. Aval veren borcu ödedikten sonra gerek keşideci, gerekse diğer cirantalara karşı çekten doğan hakları elde eder. Aval verenin ceza hukuku açısından keşideci gibi cezalandırılması mümkün değildir. 

ÇEKİN MUHATAP BANKAYA ÇEK HAMİLİ VEYA TEMSİLCİSİ TARAFINDAN İBRAZI VE İBRAZ SÜRELERİ 

·         Çek muhatap bankanın çek hesabı bulanan şubesine ibraz edilebileceği gibi herhangi bir şubesine de ibraz edilebilir. Hatta çek bir başka bankaya temlik veya tahsil cirosu ile devredilerek başka bankaca muhatap bankaya fizik en ibrazı mümkün olduğu gibi takas aracılığı ile de ibrazı mümkündür. Çek hamili bizzat çeki ibraz edebildiği gibi yasal temsilcisi, vekili aracılığı ile de ibraz edebilir. Temsilcinin özel yetkisi aranmaz. Ancak çek bedelinin “ahzu-kabz” yetkisine sahip olmalıdır. Örneğin hamilin “hesaplarımdan para çekebilir” diye yetki vermesi temsilcinin çek bedelini tahsil etme yetkisi manasına gelmez. Çünkü hesap hamilin değil keşidecinin hesabıdır. 

·         Muhatap bankaya telefon etmek veya çeki ibraz ettiğine dair yazı almak çekin ibraz edildiği manası taşımaz. Çekin fizik en muhatap bankaya ibraz edilmesi ve çek arkasına tespit yaptırılması gereklidir.

 ÇEKTE İBRAZ SÜRESİ 

·         Çekin üzerinde bulunması gereken zorunlu unsurlardan keşide tarihi ve keşide yeri (keşide yeri olmaması halinde muhatap bankanın çek hesabı bulunan şubenin mevcut olduğu yer keşide yeri sayılır ve çek geçerlidir.) çekin ibraz süresini belirler.

·         Çek hesabının bulunduğu yer ile keşideci yeri aynı yer ise ibraz süresi 10 gündür. Çek hesabı ile keşide yeri farklı iller ise ibraz süresi 1 aydır. Çek hesabının bulunduğu şube ile keşide yeri ayrı ülkelerde ise 1 aydır. Ancak farklı kıtalarda ise 3 aydır.

 ·         Çek hesabının bulunduğu şube kapatılmış başka bir şubeye devredilmiş hatta bir ildeki şube başka bir ildeki şube ile birleştirilmiş olsa bile çek üzerindeki muhatap şube ve keşide yeri ile keşide tarihine göre belirlenen ibraz süresi değişmez.

 ·         Çekin ibraz süresi belirlenirken keşide günü ibraz süresinin başlangıç günü sayılmaz. İbraz süresi keşide tarihinden sonraki ertesi gün başlar. Örneğin keşide tarihi 03.01.2005 olan çekin ibraz süresi 04.01.2005 ten başlar. (keşide yeri ile muhatap şube aynı yer ise) bu çek 13.01.2005 günü mesai saati bitimine kadar ibraz edilebilir. 14.01.2005 günü çekin ibraz süresi geçmiş sayılır. Çekin son ibraz günü yani 13.01.2005 Cumartesi veya Pazar gününe rastlaması halinde Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar ibraz edilebilir. 

ÇEKİN İBRAZ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA İBRAZI VE HUKUKİ SONUÇLARI Çekin 10 günlük veya 1 aylık ibraz süresi geçtikten sonra da çekin muhatap bankaya ibrazı mümkündür.Ancak banka ödemeyi yapıp yapmamakta serbesttir.Ödeme yapılması halinde geçerli bir ödemedir.Tabi keşidecinin ödeme gününden önce çekten caymaması koşulu ile keşideci çekten caymamış ise banka, ibraz süresi bitiminden itibaren 6.ayın sonuna kadar çek bedelini ödeyebilir.Diğer taraftan ibraz süresi geçtikten sonra banka, hesap müsait olsa bile ve keşideci çekten caymamış olsa dahi çeki ödeme yükümlülüğü yoktur.Çek müsait değil ise veya kısmi karşılığı var ise ibraz süresi geçen çekin arkasına banka karışlıksız kaydı düşemez. Keşideciye ihtar çekemez. T.C.Merkez Bankasına bildirimde bulunamaz.Ancak dilerse kısmi karşılığını çek aslını alarak ödeme yapabilir. İbraz süresi geçen bir çekin ciro edilmesi alacağın temliki hükmünde olup, temlikin sonuçlarını doğurur.Muhatap bankaya ibrazda yapılan ciro ise makbuz hükmündedir.            

Keşideci veya cirantanın muhatap banka şubesine “çek rızam hilafı elimden çıkmıştır” beyanı ile ödeme yasağı koydurduğu sıkça rastlanan bir olaydır. Böyle bir çekin muhataba ibrazında, muhatap banka şubesi çeke el koyamaz, ibraz edeni güvenlik (banka güvenlik memuru) personeli marifeti ile engelleyemez, kolluk kuvvetlerini, bankaya ibraz edeni alıkoymak maksadıyla çağıramaz. Bu durumda bankanın yapması gereken, ibraz edilen çekin ön ve arka yüzünün fotokopisi ile ibraz edenin mümkün ise kimlik fotokopisini yine mümkün ise adres bilgilerini alarak çekin arkasına ödenmeme sebebini yazıp tarih atarak ve çift imza ile imzalayarak çek aslını çeki ibraz edene iade etmelidir. (İleride mahkeme ve savcılıktan talep halinde verilmek üzer fotokopiler bankada muhafaza edilmelidir.) ÇEKİN BAŞKA BANKAYA TAHSİL VEYA TEMİNAT AMACI İLE TEVDİİ

 ·         Çek, muhatap banka dışında başka bankaya temlik veya tahsil cirosu ile devredilebilir. Muhatap banka dışındaki başka bir bankaya çekin devri ibraz anlamında değildir. Önerilen başka bankanın çekini tahsil veya teminat amaçlı devralan banka çeki mutlaka tahsil etmeden hamil durumundaki müşterisinin hesabına geçmemelidir. Hataya binaen tahsil edilmeden hamil durumundaki müşterisinin hesabına çek bedelini aktaran banka çekin arkasına muhatap bankanın ödememe “karşılıksız” kaydını koydurması halinde çekin bütün hakları kendinde olduğu için çekin keşidecisi ve kendinden önceki cirantaları icra yoluyla takip edebilir. ÇEK TAKAS ODALARININ KURULUŞ VE İŞLEYİŞLERİ

 ·         Merkezi Ankara’da bulanan, faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi BANKALAR ARASI TAKAS ODALARI MERKEZİ tüzel kişiliği nezdinde takas yürütülmekte olup, MERKEZ YÖNETİM KURULU, TAKAS ODOLARI YÖNETİM KOMİTELERİ ve halen İstanbul ve Ankara’da bulanan 2 adet TAKAS ODASINDAN ibaret bir yapı mevcuttur. Takas Odalarının bulunduğu illerde (İstanbul, Ankara) Şubesi olan her banka takas odası faaliyetlerine katılmak zorundadır.

·         Takas odaları üyeliğinden ayrılmak yasal olarak mümkün olmamasına karşılık, bankacılık işlemleri yapma yetkisi kaldıran, diğer bir bankaya devri yapılan veya birleşen yada tasfiye edilen bankaların üyelikleri (Md.10/6) kendiliğinden sona erer.

 ·         Çeklerin takas odasına ibrazı muhatap bankaya ödeme için ibraz edilmiş manası taşır. Çekin takas odasına ve buradan elektronik ortamda muhatap bankaya bilgilerinin ibrazı da aynı anlamdadır.

·         01.01.2005 tarihinden itibaren fizik en takasa çek ibraz edilmemesi takasın sadece elektronik ortamda yapılması planlanmaktadır. 

·         Çeki temlik (beyaz ciro) veya tahsil cirosu ile devralarak takasa ibraz eden banka çek tahsil olursa ilgili hesaplarına alacak kaydedecektir. Ancak çekin karşılıksız çıkması halinde bankanın da cirosu söz konusu olacaktır. Çeki tahsil cirosu ile devralan hamil konumundaki banka çekin arkasına muhatap bankaya vekaleten “karşılıksız” kaydı düşerek çeki müşterisine iade edebilecektir. Bu durumda sorun çıkmamaktadır. Şayet çeki temlik (beyaz ciro) cirosu ile teminat amaçlı devralan banka çekin karşılıksız çıkması halinde; müşterisine, çekin arkasını muhatap bankaya vekaleten “karşılıksız” kaydı düşerek iade eder. Burada sorun çıkmaktadır. Arkası yazılan çeklerin de ciro edilebileceği mümkün olduğuna göre hamil durumundaki bankanın cirosu kendisinden sonra ki cirantaların bankaya müracaatına ve takibine olanak sağlamaktadır. Bu durumda hamil durumundaki banka, kendisinden sonraki cirantalara karşı borçtan dolayı sorumlu durumuna düşer. Uygulamada özel bankalar çekin üzerine “takas kaşesi tarafımızdan iptal edilmiştir.” kaşesi basmaktadır. Bu da yanılış bir uygulamadır. Çünkü kendi müşterisini yanıltmakta çeki takas yolu ile muhatap bankaya ibraz edildiği gerçeğini iptal etmektedir. Yani çek muhataba ibraz edilmemiş durumuna düşmektedir. Yasal sonucu itibari ile de ibraz süresi içinde ibraz edilmemiş çek keşideciye çekten cayma hakkını vermekte kambiyo senetleri takip yolunu engellemektedir. Şubelerimizce takasa ibraz edilmek üzere temlik cirosu ile çek devralınmış ve karşılıksız çıkmış ise en doğru yol karşılıksız çekin arkasına “gayri kabili rücu” kaydı düşüp, tarih atıp, şube kaşesi basıldıktan sonra çift imza ile imzalanır. Hemen altına “x bankasına vekaleten iş bu çek karşılıksızdır.” İbaresi yazılar takas tarihi atılar ve şube kaşesi basılarak ve çift imza atılarak müşteriye iade edilir. Tahsil amaçlı alınan çeklerde şubelerimizce tahsil cirosu ile ciro edilmelidir.Takas odasından sorulan bankaın muhatap olduğu bir çek, hesapta kısmi karşılığı var ise; kısmi karşılık tutarı keşideci hesabından hamil adına (hamil adı bilinmediği için .x.. hesaba ait..y...serili çekin son cirantasına ödenmek üzere) müracaatını bekleyen paralar hesabına atılmalıdır. banka mevzuatına göre “kısmi karşılık 15 gün süre ile bekletildikten sonra müracaat eden olmaz ise keşideci hesabına bu para geri alınır” der. Ancak bu durumda çek hamili kısmi karşılığı bankadan tahsil etmek için dava açabilir ve kazanabilir. Önerilen kısmi karşılık bahis konusu çek şubeye iade edilene kadar veya hamil müracaat edene kadar müracaatını bekleyen paralar hesabında tutulmasında banka lehine fayda vardır. MUHATAP BANKANIN ÇEKİ ÖDEMESİ

 ·         Muhatap banka, kendisine ibraz edilen geçerli bir çeki hesap müsait ise ödemek ile yükümlüdür. Kısmı karşılık var ise; hamilin talebi halinde çek aslını alarak üzerine “.................TL.kısmi karşılık ödenmiştir.” Kaydı düşerek ve çift yetkili imzası atılarak, çekin aslı evrakta muhafaza edilmek üzere, şubece onaylı bir fotokopisi hamile iade edilerek, kısmi karşılık ödenir. Hesapta kısmi karşılıkta yok ise; hamilin talebi halinde banka yükümlülüğü (eski baskı çeklerde 60.000.000.-TL. yeni baskı çeklerde 310.000.000.-TL.) ödenmek zorundadır. Çekin arkasına “iş bu çek karşılıksız olup hesap bakiyesi yoktur banka yükümlülüğü 60.000.000.-TL./310.000.000.-TL. çek hamiline ödenmiştir” kaydı düşülerek tarih atılır iki yetkili şube kaşesi üzerini imzalar çek fotokopisi kayıttan sonra çekilerek şubece onaylanır. Çek aslı evrakta tutularak çek fotokopisi hamile iade edilir ve yükümlülük ödenir.

 ·         Muhatap banka karşılığı olan çeke hata en “karşılıksız şerhi düşmesi halinde; çek tutarı + gecikme faizi + keşideci veya hamilin bu nedenle uğradığı zararı ödeme yükümlülüğü doğabilmektedir.

 ·         Muhatap bankadan hamil, ödeme talebinde bulunması için çeki bankaya ibraz etmek zorundadır. Ancak takas odasında işlem gören her çek asılını muhatap bankaya ibraz etmek (elektronik ortamda takas işlemi) külfetli olduğu için takas odaları protokolü gereği çeki ibraz eden banka muhatap banka adına çekleri muhafaza etmek zorundadır. Buna karşın muhatap banka ihtiyaç halinde çeki ibraz eden bankadan isteyebilir. İbraz eden bankada, çek aslını muhatap bankaya vermek zorundadır.

 ·         Keşideci çek bedelini, banka ve takas harici hamile ödeyebilir. Ancak çek aslını almak zorundadır. Çek aslını almaz ise ödediğini herhangi resmi bir belge ile kanıtlasa dahi daha sonra ki ciranta ve hamillerine karşı bu delilleri ileri süremez borçtan kurtulmuş sayılmaz.

 ·         Banka müşterisinden bir alacağı var isi çek hesabından bu alacağını düşerken mutlak virman yetkisi bulunması ve hesaptan mahsup ettiği dekontu veya virmanı da kapsayan ekstre yada dekontu ispatı mümkün bir şekilde (iadeli-taahhütlü mektup, kargo, vs.) tebliğ etmelidir. Aksi halde virman sonrasında müşterisinin bir çekinin karşılıksız çıkması sonucu; Müşterisi, uğradığı zararı tazmin için banka aleyhine dava açabilir ve kazanma şansıda yüksektir. 

ÇEKİN MUHATAP BANKANIN ÇEK HESABI BULANAN ŞUBESİNE İBRAZINDA ÖDENMESİ HALİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

 ·         Çekin muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibrazda çek geçerli bir çek ise ve ödenecekse mutlaka hamilin vergi kimlik numarası saptanmalıdır. Aksi halde banka ağır para cezasına mahkum edilebilir.

 ·         Çek süresinde ibraz edilmiş midir? Edilmedi ise keşideci çekten caymışmıdır.

 ·         Çek zorunlu unsurları içermekte midir? ·         Çek keşidecisinin imzası bankadaki sirkülere uygun mudur?

 ·         Çek vekil veya temsilci tarafından keşide edilmiş ise özel çek keşide etme yetkisi var mıdır?

 ·         Çekte cirolar var ise cirolar muntazam mıdır? 

·         Çeki ibraz eden kişi hak sahibimidir?

 ·         Emre yazılı çeklerde hamilin beyanı ile yetinmeden hüviyet tespiti ve ciro silsilesine mutlaka bakılıp kontrol edilecektir.

·         Karşılıksız çıkan çeklerin mutlaka önlü-arkalı fotokopisi alınarak muhafaza edilmelidir. ·         Takastan çıkan karşılıksız diğer banka çekelerinin de fotokopilerinin, muhatap banka veya mahkemelere ibraz edilmek üzere muhafaza edilmesi zorunludur. 

·         Muhatap bankanın herhangi bir çeki bir başka şubesine ibraz edilmiş ise; mutlaka (mevzuatımız da belirtilen limitler ve gerektiğinde her çek için) provizyon alınacağı tabidir.

 ·         Muhatap bankanın herhangi bir şubesine ibraz edilen bir çek için çek hesabı bulanan şubeden provizyon alınması gerektiğinden provizyon masrafının hamilden alınması yasal bir haktır. (3167 sayılı yasanın 4.maddesi)

 ·         Bankanın karşılıksız çeklerde ödeme ile yükümlü olduğu tutar eski baskı çeklerde 60.000.000.- yeni baskı çeklerde 310.000.000.-TL. olup, yeni baskı çeklerde yükümlülük her yıl artmaktadır. Örnekler (yeni baskı çekler için)

 ·         100.000.000.-TL.çek hesapta kısmi karşılık yok ise; yükümlülük 100.000.000.-TL.’dir.

 ·         100.000.000.-TL.çek hesapta kısmi karşılık 30.000.000.TL. var ise; yükümlülük 70.000.000.-TL.’dir. ·         400.000.000.-TL çek hesapta hiç para yok ise yükümlülük 310.000.000.-TL.’dir.

 ·         400.000.000.-TL.çek hesapta 100.000.000.-TL.kısmi karşılık var ise yükümlülük 210.000.000.-TL.’dir. Bankanın yükümlülüğü kısmi karşılığı yükümlülük tutarına tamamlayana kadardır. Kısmi karşılık, yükümlülük tutarının üzerinde ise bankanın ödemesi gereken bir para yoktur. Yani kısmi karşılık 200.000.000.-TL. bunun üzerine yükümlülük tutarı 310.000.000.-TL. koyarak 510.000.000.-TL. ödenmez. 

·         Yükümlülük veya kısmi karşılık ödenmesi için çek aslı bankada kalmalıdır.

 ·         Çek bedeli, keşidecinin, çalıntı, gasp, tedbir, rıza hilafı elden çıktığını beyan eden bir talimatı olmasına rağmen banka hataya binaen bu çeki ödemiş ise; Keşideci, bankayı dava edebilecektir. Ancak dava sonucu; Mahkemenin deliller ışığında vereceği karar çok önemli olup, her iki tarafın aleyhine de sonuçlanabilir. 

·         Çek karşılıksız olmasına rağmen hata en hamile ödenmesi veya provizyonla yapılan bir ödemede çek ödenmesine rağmen hesaptan düşülmesi unutulması durumunda muhatap bankanın, keşideci aleyhine sebepsiz zenginleşme davası açarak, çek bedeli ve faizi ile birlikte keşideciden talep hakkı mevcut olup, Yargıtay’ın banka lehine bu yönde kararları mevcuttur. Bunun yanı sıra bankanın gayri nakdi kredi sözleşmesine dayanarak icra takibi yapması da mümkündür. MUHATAP BANKANIN

ÖDEME YÜKLÜLÜĞÜ BULUNMADIĞI HALLER

 ·         Çek hesabının müsait olmaması halinde çek bedelini (yasal yüklülüğü olan ve hamilin talebi ile ilişkin durum hariç) ödeme yüklülüğü yoktur. 

·         Karşılıksız kaydı düşülen çekin ön ve arka yüzlerinin mutlaka fotokopilerinin alınması, ·         Karşılıksız kaydı düşülen bir çekin hesaba para yatmasından sonra yasal süresi içinde bankaya tekrar ibraz edilmesi muhatap bankaya bu çeki ödeme yetkisi vermez. Ancak keşidecinin yazılı muvafakati alındıktan sonra bu çek ödenebilir.

 ·         Karşılıksız çıkan çekte çek arkasına karşılıksız ibaresi yazılır iken mutlaka hesabına kısmı karşılığı da yazılmalı ve kısmi karşılığı hamil talep etmedi ise; bu çekin son cirantasına ödenmek üzere müracaatını bekleyen paralara aktarılmalıdır.

·         Keşideci, geçerli bir çekten “lehtar veya hamil taahhütlerini yerine getirmedi”, “malları teslim etmedi” veya “hizmeti yapmadı” gibi sebepler ile çekten cayamaz. Bankaya böyle bir dilekçesi var ise bile bu çek ibrazında hesap müsait ise ödenir değil ise çekin arkası “karşılıksız” ibaresi ile yazılır. ·         Kapalı bir hesap üzerine keşide edilmiş bir çek hamili tarafından veya takastan ibraz edilse dahi “hesap kapalı olduğu için işlem yapılamamış” şerhi düşülecek ancak bankanın yükümlülükleri ve keşidecinin yükümlülüğü “karşılıksız” şerhi düşülmüş çeklerdeki gibi uygulanmayacaktır. (Bakiyesi T.C.Merkez Bankasına devredilerek kapanan hesaplarda) 

·         Sahte hüviyet ile hesap açtıran veya sahte kimlik beyanı ile hesap açtıran ve bu hesaptan çek keşide eyleyen gerçek ve tüzel kişiler karşılıksız çek keşide etmek değil dolandırıcılık fiilinden yargılanırlar. Bu durumda geçerli bir çekten söz edilemeyeceği için banka böyle çekler ile ilgili bir işlem yapmayacak merkez bankasına bildirimde bulunmayacak.

·         Hesapta rehin, haciz, tedbir gibi kısıtlama bulunması halinde çek ibraz edilir ise arkası “karşılıksız” yazılmaz. “Hesap rehinli olduğu için ödenmemiştir” şerhi düşülür. Ancak hesaptaki para temlik edilmiş ise “karşılıksız” yazılır.

·         Özel olarak çek keşide etme yetkisi olmayan vekil veya temsilci çek keşide etmiş ise bizzat kendisi sorumludur. Bu durumda hesap müsait olsa dahi çek, “yetkisiz temsilci tarafından keşide edildiği için karşılıksızdır.” Şerhi düşülür ihtarname çekilmez, merkez bankasına bildirimde bulunulmaz. 

ÇEK HESABI MÜSAİT OLSA DAHİ MAHUTAP BANKANIN ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN BULUNMAMASI İBRAZ SÜRESİ BİTİMİNDEN SONRA:

·         İbraz süresi geçen çekin muhatap bankaya ibrazında, şayet keşideci yazılı bir beyanı ile çekten caymamış ise muhatap banka çeki ödeyip ödememekte serbesttir. Bu durumda yapacağı ödemeden ve ödememekten dolayı keşideci, ciranta ve hamile karşı sorumlu tutulamaz. Banka dilerse (keşideci ibraz süresi geçtiği için çekten caymamış ise) ibraz süresi geçen bir çeki çekin ibraz süresi bitiminden 6 ay süre içinde ödeyebilir. 6 aydan sonra banka ödeme yetkisini kaybeder. KEŞİDECİNİN ÇEKTEN CAYMA HAKKI:

 ·         Keşidecinin ibraz süresi bitmeden çekten cayması mümkün değildir. Süresinde muhataba ibraz edilmeyen çekten cayabilir. Bunun için keşidecinin bankaya yazılı talimatı gerekir. 

·         Keşideci “hamil çek karşılığında yapması gereken taahhütleri yerine getirmedi”, “hamil malları teslim etmedi”, “hamil çek karşılığı yapması gereken hizmeti yapmadı”, “aldığım mal bozuk çıktı” gibi gerekçeler ile çekten cayamaz. Muhatap bankada bu gerekçeler nedeni ile ödeme yükümlülüğünden (hesap müsait ise) kurtulamaz.

 ·         İbraz süresi geçen çekin muhatap bankaya ibraz edilmesi halinde hesap müsait olsa da olmasa da, çekin arkasına karşılıksız ibaresi konulamaz. 

·         Keşideci ibraz süresi geçen bir çekten yazılı olarak cayabilir. Banka keşidecinin böyle bir talimatına rağmen çek bedelini ödeyemez.

 ·         Keşideci “T.T.K. 711/3 md. gereği çeki ödemekten men ediyorum.” , “çek rızam hilaf elimden çıkmıştır. Bu nedenle ödemeden men ediyorum”, “Çekimi çaldırdım, zayi ettim, gasp edildiği için bankanızı ödemeden men ediyor” gibi talimatlar ile ödeme yasağı getirebilir. Bankanın talimatta titizlik ile durması gereken yer mutlaka “ödemeden men ediyorum” gibi kesin ifadelerin bulunması gerekir. Muhatap bankaya benzer talimatları mutlaka keşideci vermelidir. Bu tür talimatları çek lehtarı veya çek hamili bankaya veremez. Şayet çekin hamili veya lehtarı bankayı ödemeden men etmek istiyor ise mutlaka mahkemeden iptal veya ihtiyatı tedbir kararı alması gerekir veya durumu keşideciye bildirerek bu tür talimatı keşidecinin vermesini sağlaması gerekir.

 ·         Keşideci yukarıda bahsedilen gerekçeler ile ödeme yasağının muhatap bankaya bildirdikten sonra banka bu talimata uymalıdır. Ancak keşideci bu beyanından sonra menfi tespit davası açmalı ve ihtiyati tedbir kararı almak için mahkemeye müracaat etmelidir. 

·         T.T.K. 711/3 maddesi gereği ödeme yasağı olan bir çek süresi içinde bankaya ibraz edilmiş ve hesap müsait ise, “ çek bedeli müsaittir. Ödeme yasağı nedeni ile işlem yapılamamıştır.”             Şerhi düşülüp çekin önlü arkalı fotokopisi alınarak çek aslı ibraz edene iade edilir. Çeki ibraz edenin kimlik fotokopisi, adres ve telefon gibi bilgileri de alınarak muhafaza edilmelidir. Çek bedeli keşideci hesabından çıkarılarak “..... nolu çekin mahkeme kararı ile belirlenecek hamiline veya keşideciye ödenmek üzere” ibaresi ile bloke paralar hesabına alınmalıdır. Şayet çek hesabı müsait değil, kısmı karşılık var ise; “çekin................. TL.kısmi karşılığı olup, ödeme yasağı nedeni ile işlem yapılamamıştır.” Şerhi çekin arkasına düşülerek, çek aslı ibraz edene iade edilmeli kısmi karşılık bloke hesaba alınmalı, çek fotokopisi, çeki ibraz edenin kimlik fotokopisi ile adres telefon bilgileri alınarak muhafaza edilmelidir. Çekin hiç karşılığı yok ise “çek hesabı karşılıksız olup, hesap bakiyesi bulunmamaktadır. Ancak ödeme yasağı nedeni ile karşılıksız işlemi yapılamamıştır.” İbaresi çek arkasına kaydedilerek, çek aslı ibraz edene iade edilir. Çek fotokopisi ibraz edenin kimlik fotokopisi adres ve telefon bilgileri bankaca muhafaza edilir. Ödeme yasağı olan çekler de lehtarı veya hamili tarafında süresi içinde bankaya ibraz edilmelidir. Ödeme yasağı bankaya ibraz yükümlülüğünü (hamilin) kaldırmaz. Bu nedenle banka ibraz edilen çekin arkasına ibraz tarihinin de mutlaka yazılması gerekir. Bankanın çek arkasına yazdığı müsaittir, kısmi karşılığı vardır ifadeleri bankaya bu tutarlardan sorumlu hale getirir ki mutlaka BLOKE hesaba alınmalıdır. ÇEKİN ÖDENMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR KARARI İLE DURDURULMASI:

·         Bu durumda banka mahkemece alınan ihtiyati tedbir kararına kesinlikle uyacaktır. Böyle bir çekin süresi içinde bankaya ibraz yükümlülüğünü, (tedbir kararı) ortadan kaldırmaz. Bankaya ibraz edildiği taktirde çekin arkasına “............ mahkemenin .../.../..... tarih ve ....... sayılı ihtiyati tedbir kararı vardır.”şerhi düşülür, ibraz tarihi atılır, şube kaşesi ve çift yetkili imza ile imzalanarak ibraz edene çek aslı iade edilir. Çekin fotokopisi, ibraz edenin kimlik fotokopisi adres ve telefon bilgileri de alınarak bankada muhafaza edilir.

 ·         Bankaya ibraz edilerek arkası “karşılıksız” ibaresi ile yazılan çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı bankaya ibraz edilse bile uygulanması mümkün bir karar olmadığı için banka “karşılıksız” çek hakkındaki yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.

 ·         Çek hesabı üzerinde rehin, haciz veya tedbir var ise bu durum çekin ibrazın engelleyemeyeceği gibi hamilin süresi içinde çeki ibraz yükümlülüğünü de ortadan kaldırmaz. Böyle bir çek bankaya ibraz edildiğinde banka “hesap bakiyesi ..........TL.olup hesap rehinlidir/haciz vardır/tedbir vardı” ibaresini çekin arkasına belirterek (ibraz tarihi yazılmalıdır) Çek fotokopisini, ibraz edenin kimlik fotokopisini, adres ve telefon bilgilerini alarak muhafaza eder, çek aslını hamile iade eder. MUHATAP BANKANIN KARŞILIKSIZ ÇEKİ ÖDEMESİ VE HUKUKİ SONUÇLARI HATA SONUCU ÖDENEN ÇEKİN HAMİLE RÜCUU EDİMESİ: 

·         Çekin ibraz edilerek hamile ödendiği tarihte çek hesabı karşılıksız ise; “buna rağmen çek bir başka hesaptan ödenmiş olabilir, provizyon verirken başka bir hesabın bakiyesine bakılarak provizyon verilmiş olabilir (çek hesabı müsait olup da provizyon verildiği halde bloke mahsubu kesilmesi unutulmuş işlemler hariç) ayrıca çek hesabı olan şubeden hata en provizyon alınmadan ödenmesi ve bunların belgeler ile kanıtlanabilir olması gerekir” muhatap banka hamil aleyhine SEBEPSİZ ZENGİNLEŞMEDEN dolayı dava açabilir. Açılan bu tür davalarda banka lehine de aleyhine de verilmiş Yargıtay kararları mevcuttur. Ancak son Yargıtay kararları genelde banka lehine çıkmıştır. HATA SONUCU ÖDENEN ÇEKİN KEŞİDECİYE RÜCUU EDİMESİ:

 ·         Banka, kendisine (ibraz süresinde veya ibraz süresinden sonra) ibraz edilmiş bir çeki hesapta para olmadığı halde, hata en karşılıksız çeke provizyon vererek veya sehven başka bir hesaptan ödeyerek, karşılıksız çekin ödenmesini gerçekleştirdi ise; Banka, keşideci ile nakdi veya gayri nakdi bir sözleşme yaptı ise bu sözleşme hükümlerine göre sebepsiz zenginleşme ve vekaletsiz iş görme gibi takip yolu ile keşideciye rücuu edebilir.KARŞILIKSIZ ÇEKİN HATAEN ÖEDENMESİ: Şayet muhatap banka ile keşideci arasında kredi sözleşmesi yapılmamış ise keşideci aleyhine banka sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava açar. Keşideci ile banka arasında (kredi hesabı açılmış olsun veya olmasın) gayri nakdi kredi sözleşmesi var ise; Banka ödediği karşılıksız çeki kredi çerçevesinde ödediğini kabul ederek açık kredi kullandırdığı manasından hareketle kredi sözleşmesi hükümlerine göre keşideciyi takip edebilir. Banka dilerse çekin havale niteliğinden hareketle, karşılıksız çeki müşterisinin itibarının zedelenmemesi için ödediğini kabul ederek keşideciyi havale hükümlerine göre (B.K. 457,459,461/2) takip edebilir. Banka B.K.413/1 maddesine göre vekaletsiz iş gören durumunda olup, karşılıksız çeki keşidecinin menfaati icabı ödediğini beyanla çek bedeli ve faizini keşideciye rücu edebilir. ÇEKLERİN KARŞILIKSIZ ÇIKMASI HALİNDE BANKALARIN YASAL YÜKÜMLÜLÜKLERİ ·         Banklar zorunlu unsurları mevcut geçerli bir çekin süresi içinde ibraz edilmesi halinde ödemek ile yükümlüdür.

 ·         Arkası “karşılıksız” ibaresi ile yazılmış bir çek daha sonra hesaba para yatırılsa bile, banka, keşidecinin bu çek bedelini ödeyiniz şeklinde bir talimatı olmadan ödeme yapamaz. T.C.MERKEZ BANKASINA BİLDİRİM YÜKÜMLÜLÜĞÜ

 ·         Çek yasasının 9.maddesi gereği banka “karşılıksız” çek keşidecisini çekin ibrazından itibaren 10 gün içerisinde T.C.Merkez Bankasına bildirmek ile yükümlüdür. Aynı şekilde keşideci düzeltme hakkını kullanmış ise (çek bedeli, tazminatı ve gecikme faizini muhatap bankaya yatırması veya bahis konusu çeki keşidecinin bizzat elden bankaya teslim etmesi) bu durumda da düzeltme hakkını kullanıldığı tarihten itibaren T.C.Merkez Bankasına, muhatap banka bildirimi yapmakla yükümlüdür. T.C.Merkez Bankası kendisine yapılan bildirimleri 15 gün içinde bankalara duyurur. Çekin kısmen karşılığının bulunması halinde de bu yükümlülükler yerine getirilmelidir. Muhatap banka, karşılıksız çek keşide eden mudisi yerine sehven başka bir mudisini/müşterini T.C.Merkez Bankasına bildirmesi hukuki sorumluluk doğurur ve itibarı zedelenen kişi muhatap banka aleyhine tazminat davası açabilir. MUHATAP BANKANIN ÇEK DEFTERİNİN İADE İHTARI ÇEKME VE SAVCILIĞA İHBAR YÜKÜMLÜLÜĞÜ

 ·         Muhatap banka, ibraz edilerek karşılıksız çıkan bir çek için, çekin keşide yeri ve tarihine göre hesaplanacak (çekin keşide yeri muhatap bankanın bulunduğu yer ile aynı ise bu çekin ibraz süresi 10 gün, farklı yer ise 30 gün olduğu dikkate alınarak) 10 gün+10 gün= 20 gün veya 30 gün+10 gün= 40 günlük sürenin bitimi itibari ile ihtarname çekilerek keşideciden çek karnesini iade etmesini istemekle yükümlüdür. (İadeli taahhütlü gönderilmelidir.)

 ·         Çek ihtarını alan veya almış sayılan keşideci ihtarı aldığı tarihten itibaren 10 gün içinde geçerli bir sebep olmaksızın (çekleri çaldırdığını, çek karnesinin kendisinden gasp edildiğini, çek karnesini kaybettiğin veya elinde bulanan çekleri ileri tarihli keşide ettiğini bankaya yazılı olarak beyan eden keşidecinin bu tür beyanları geçerli sebeplerdir.) Bankaya çekleri iade etmeyen keşideci hakkında Cumhuriyet Savcılığına ihbar yükümlülüğü vardır. Ancak aynı keşidecinin bütün çekleri karşılıksız çıkıyor ve geçerli bir sebep olmaksızın halen çek keşide etmeye devam ediyor ise bu keşidecinin savcılığa bir kere ihbar edilmesi yeterli olup, her çekte savcılığa ihbar edilmemelidir.

 ·         Muhatap banka karşılıksız çıkan ve arkası yazılan çek lehtarına veya hamiline keşidecinin bilinen adres telefon gibi bilgilerini verme yükümlülüğü vardır. BANKALARIN CEZAİ SORUMLULUĞU 

·         Bankalar çek yasasında belirtilen yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde 350.000.000.-TL.den 3.000.000.000.-TL.ye kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.

 a         T.C.Merkez Bankasının tebliğinde belirtilen şekilde müşterisi lehine çek defteri düzenlememesi, 

b         Banka, çek vereceği müşterisinden yasada belirtilen belge ve bilgileri almadan çek karnesi vermesi,

 c         Banka, çek hesabı açtığında (açık bir hesaba çek verdiğinde) ve kapattığında çek yasasında belirtilen bilgiler ile süresinde T.C.Merkez Bankasına bildirimde bulunmaması ve bu bilgi ve belgeleri 5 yıl süre ile muhafaza etmemesi,

d         Karşılıksız çıkan çekin lehtar veya hamilin talebi üzerine, keşideci adres veya telefon bilgilerini vermemesi, 

e         Bankanın çeki öderken lehtar veya hamilin vergi kimlik numarasını almaması, 

f          Karşılığı olan bir çeki haklı bir neden olmaksızın ödememesi,

 g         Bankanın çekten dolayı yasal yükümlülüğünü yerine getirmemesi,

 h         Hamile kısmi ödeme yaparak çek aslını alan bankanın çekin onaylı bir fotokopisini hamile vermemesi, 

i           Geçerli ve süresinde ibraz edilen bir çeki ödememe nedenini çek arkasına yazmaması,

 j          Bankanın kendisine ibraz edilerek herhangi bir sebeple çek arkasına kayıt düşülerek hamile iade edilen çekin önlü arkalı fotokopisi ve hamilin kimlik bilgileri fotokopisini alarak bankada muhafaza etmemesi, 

k         Karşılıksız çeki çıkan keşideciye süresinde ihtar çekmemesi,

 l           T.C.Merkez Bankası bildirimlerinde süresinde veya hiç yapmaması, 

m       Cumhuriyet Savcılığına ihbarda bulunulmaması. 

KISMEN VEYA TAMAMEN ÇEK KEŞİDE EDEN KEŞİDECİNİN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ 

a         Karşılıksız çek keşidecisi bankanın ihtarnamesini aldığı tarihten itibaren 10 gün içinde çeklerini (Bütün ilgili bankalara) iade etmelidir. Şayet çeklerini kayıp, çalıntı, gasp veya ileri tarihli keşide etti ise yazılı olarak bankaya bildirmek zorundadır.

 b         Mahkeme kararı ile çek keşide etme ve çek hesabı açma yasağı olmasına rağmen çek keşide eden çek hesabı açtıran keşideciler hapis cezası ile cezalandırılırken hesabı açan ve çek veren bankada ağır para cezasına mahkum olur.

 c         Keşidecinin zamanla sınırlanmayan sınırsız düzeltme hakkı vardır.

 d         Keşideci düzeltme hakkını kullanmakla yükümlüdür. 

e         Keşideci karşılıksız çeki (hamile elden ödeme yaparak çeki geri alması) muhatap bankaya elden teslim ettiği tarih düzeltme hakkını kullandığı tarih kabul edilir.

 f          Çek bedeli, %10 tazminatı (karşılıksız kalan kısmın) ve T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere öngörülün faiz üzerinden hesaplanacak (karşılıksız kalan kısmı) gecikme faizi ile birlikte muhatap bankaya çekin son cirantasına ödenmek üzere yatırılması düzeltme hakkının kullanılmasıdır. 

KISMEN VEYA TAMAMEN KARŞILIKSIZ ÇIKAN ÇEK HAMİLİNİN KEŞİDECİ VE DİĞER ÇEK BORÇLULARINA KARŞI HAKLARI

 ·         Hamil veya lehtar keşideci ve kendisinden önceki lehtar ve cirantalara başvurabilmesi için geçerli bir çeki tahsil amacıyla muhatap bankaya ibraz süresi içerisinde ibraz ederek çekin ödenmesini talep etmesi ve ödenmiyor ise çekin ödenmeme sebebini çek arkasına ibraz tarihi attırılarak kaydettirmesi gerekmektedir. Şayet çek süresi içerisinde muhatap bankaya (diğer bankalara takastan tahsil amacıyla, tahsil veya teminat amaçlı devredilen çek takas sistemine sokulmadığı müddetçe ibraz sayılmaz.) İbraz edilmemiş ise hamilin keşideci veya cirantalara başvurma imkanı kalmaz.

 ·         Süresinde ibraz edilen ve karşılıksız çıkan çeklerde çek hamili kendisinden önceki cirantalara, aval verene, keşideciye, hepsine birden başvurabildiği gibi bunlardan herhangi birisine de müracaat etmeye hakkı vardır. Çünkü cirantalar, lehtar, keşideci ve aval verenlerin hepsi hamile karşı müşterek ve müteselsil borçlu durumundadırlar.

 ·         Karşılıksız çekte hamilden önceki cirantaların imzalarının herhangi birisinin sahte olması hamilin diğer cirantalara keşideci veya lehtara müracaat etme hakkını kaldırmaz.

 ·         Hamil karşılıksız çekten dolayı takip yolu ile keşideci, lehtar, avalist ve cirantalardan çekin ödenmemiş bedelini ibraz tarihinden tahsil tarihine kadar hesaplanacak ticari işlemlerdeki temerrüt faizini çek bedelinin %0 3’ünü aşmamak kaydı ile komisyon ücreti ve diğer masrafları talep edebilir. Bunan yanı sıra hamil dilerse T.T.K.695/3 maddesi gereği çekin karşılıksız kalan kısmının %5’ini de talep edebilir.

 ·         Hamil geçerli bir çeki süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz etmediği halde lehtar ve aradaki diğer ciranta ve avalistlere müracaat hakkı kalmamasına rağmen belki de hiçbir ticari ilişkisi olmayan keşideci aleyhine SEBEPSİZ ZENGİNLEŞME ’den dolayı müracaat edebilmektedir.

KEŞİDECİNİN ÇEKİ HAKSIZ OLARAK TAHSİL EDEN LEHTAR VE HAMİLE KARŞI DAVA HAKKI

 ·         Keşideci bir borcunu ödemek için, şartlı bir bağış yapmak için, bir mal ve hizmet karşılığı ön avans mahiyetinde çek keşide etmiş olabilir veya daha sonra yapılacak bir edimin yerine getirilmesi için çek keşide edebilir. Ancak çek lehtarı taahhüt ettiği malı vermemiş veya bozuk mal vermiş olabilir. İleride yapacağı bir hizmeti yapmamış olabilir, şartlı verilen bir bağış çekinin şartları yerine getirilmemiş olabilir. Bu durumlarda keşideci çekten cayamaz ve yukarıdaki nedenlerden dolayı ödeme yasağı koyamaz. Muhatap bankada bu hallerdeki keşidecinin taleplerini yerine getiremez. Keşideci ya çeki ödeyecek veya hesabındaki parayı çekerek çeki karşılıksız duruma getirecek karşılıksız çek keşide etme suçunu işlemiş olacaktır.

 ·         Keşideci çekin ödenmesi durumunda hamile karşı değil lehtara karşı edimlerini yerine getirmediğinden çek bedelinin iadesi yönünde dava açabilecektir. Ancak çekte ciro edilemez veya benzeri bir şerh var ise bu durumda lehtarın çeki bir başkasına devretmesi ancak alacağın temliki hükümlerini doğurur ki bu durumda da keşideci çeki alacağın temliki yoluyla devralan hamile karşı da ya lehtarın edimlerini yerine getirmesini veya çek bedelinin iadesini talep edebilir. ÇEKTE ZAMAN AŞIMI

 ·         Bütün unsurları tamam ve geçerli bir çek süresi içinde ibraz edilerek arkasına ödememe sebebi ve ibraz tarihi kaydı düşülmüş ise; Hamilin çek borçlularına (lehtar, keşideci, avalist ve cirantalar) karşı müracaat süresi, ibraz tarihi ile alakalı olmayıp, çekin keşide yeri ve tarihi ile alakalıdır. Çekin keşide yeri ve keşide tarihine göre hesaplanacak ibraz süresinin (10/30 gün) bitiminden itibaren 6 ay süre ile hamilin çek borçlularına müracaat hakkı mevcut olup, 6 aydan sonra çek zaman aşımına uğrar. Tabiidir ki çekten doğan haklarını zaman aşımı ile kaybeden hamil temel ticari ilişkisinden doğan alacaklarını tahsil için dava açarak zaman aşımına uğramış çeki de delil olarak gösterebilir. ÇEKTE ZAMAN AŞIMINI KESEN SEBEPLER

 ·         Çek hamilinin çek borçlularından birine veya birkaçı aleyhine dava açması zaman aşımını keser.

 ·         Hatta keşidecinin hamil aleyhine açacağı dava da Yargıtay’ın bazı kararlarında zaman aşımını kesmiştir.

 ·         Alacağın iflas masasına bildirilmesi zaman aşımın keser.

 ·         Bir borçluya karşı açılacak dava sonuçlandıktan sonra çek tahsil edilmemiş ise diğer bir borçlu aleyhine takip yapılabilmesi için zaman aşımı süresi yeniden başlar.

 ·         İhtiyati haciz kararı takip talebi manasında olmadığından zaman aşımını kesmez. 

·         İhtiyati tedbir kararı da hamilin diğer borçlulara müracaat hakkını etkilemeyeceği için zaman aşımın kesmez.

 ·         Çekin zaman aşımına uğramış olması hamilin genel hukuk hükümlerine göre ticari ilişkisinden doğan alacağını tahsil için açmış olduğu davayı durdurmaz. Ancak kambiyo senetleri takip yolu ile alacak takip edilmez. 

MUHATAP BANKANIN KEŞİDECİYE KARŞI SORUMLULUĞU VE RÜCU HAKKI

 ·         Sahte ve tahrifatlı olan bir çeki ödeyen banka sorumludur ve zarara katlanmak zorundadır. Buna karşılık keşideci ve banka kusurları tespit edilmekte kusurların oranına göre keşideci ve banka zarara katlanmaktadır.

 KEŞİDECİNİN KUSURLU SAYILABİLECEĞİ DURUMLAR:

 a         Keşidecinin çek defterini kaybetmesi bir kusurlu davranıştır. 

b         Keşidecinin çek defterini kaybettiğini bankaya bildirmemesi, 

c         Çekin gereken dikkat ve özen ile doldurulmamış olması,

 d         Çek defterinin saklanması için muhasebecisine vermesi, 

e         Keşidecinin çek koçanına çeki kime verdiğini yazmamış olması, 

f          Yanında çalışanların veya yakınlarının çekleri eline geçirmiş olması, 

g         Keşidecinin yazı ve rakamla yazılacak çek üzerindeki yerlerde eklemeler yapılacak şekilde boşluklar bırakması, 

h         Keşidecinin çekin arkasına çeki sanki bizzat tahsil ediyormuş gibi “makbuzum olmuştur” ibaresi yazarak imzalaması,

 i           Keşidecinin çek defterini iyi muhafaza etmemesi,

 j          Keşidecinin boş ve imzalı çek kaybetmesi ve bu durumu bankaya bildirmemesi MUHATAP

BANKANIN KUSURU: 

a         Muhatap banka ibraz edilen çekin keşideci imzasının müşterisine ait olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.

 b         Bu imzaların, (çek üzerindeki imza ile sirkülerdeki imza) ilk bakışta sahteliğinin anlaşılıp anlaşılamadığı incelenmesi ile banka kusuru tespit edilir.

 c         Banka imzadan şüphelenmesi halinde keşideciye teyit ettirmeli hatta çekin ödenmesinde bir sakınca olmadığına dair keşideciden talimat almalıdır.

 d         Bankanın çekin ödenmesi ile ilgili olarak keşideciye bilgi, dekont ve ekstre göndermemesi de kusurlar içindedir. 

e         Sahte imzalı çek ibraz edildiğinde hesapta para yokken ödeme yapılması veya hesap sahibinin bir başka hesabından virman yaparak ödeminin yapılması kusurluluktur.

 f          Banka çalıntı, sahte veya sahte imzalı çeki öderken hamilin kimlik, adres ve telefon gibi bilgilerini almaması da kusurlu davranıştır. 

ÇEKİN İPTALİ DAVASI ·         Bir çekin rıza hilafına elden (kayıp, çalıntı, gasp) çıkması sonucu çek keşidecisi muhatap bankayı ödemeden men edebilir. (T.T.K. 711/3 md.) ancak çeki rıza hilafına elden çıkmış lehtar veya hamilin böyle bir yetkisi olmadığı için ya keşideciyi ikna ederek ödemeden men talimatını bankaya vermesini sağlayacak veya mahkemeden ihtiyati tedbir kararı çıkarttırması ve muhatap bankaya ibraz etmesi gerekecektir.

 ·         Keşidecinin bankayı ödemeden men etmesi akabinde iptal davası değil ama borçlu olmağının tespiti (menfi tespit) davasını açmalıdır. Buna mukabil çek hamilide mahkemeye müracaat ederek hak sahibi olduğunu ve çek bedelinin muhatap bankaca tarafına ödenmesini talep edebilecektir. ·         Çekin rıza hilafına elden çıktığına dayanan iptal davası çekin ibraz süresi içinde açılabileceği gibi ibraz süresi geçen çek içinde açılabilir.

·         Çek hamili, geçerli bir çeki süresi içinde bankaya ibraz eder ve arkasını “ödenmemiştir” şerhi düştükten sonra zayi eder ise; çek iptal davası açabilir. Ancak hamil banka belgeleri ile çek hamili olduğunu ve süresinde çeki ibraz ettiğini kanıtlasa bile keşidecinin, çek keşide ettiğini inkar etmesi halinde pratik bir sonuç çıkmayacaktır.

 ·         Hamil elindeki çeki ibraz süresi içinde kaybeder ise iptal davası açabilir. Çekten doğan haklarını kullanamaz. Ancak çeki devraldığı asıl borçluya karşı bu kararı kullanabilir.

 ·         Banka tahsile aldığı çeki kaybeder ise çek hamili olarak iptal davası açabilir. Çekin asıl hamili zarar uğradığını bu nedenle bankanın bu zararı tazmini için dava açmadan önce keşideci aleyhine dava açarak alacağını tahsili cihetine gitmeli dava sonucu tahsil edilememiş olması halinde bir zarar söz konusu olacağından banka aleyhine zararının tazmini yönünde dava açabilir.

 ·         Keşideci imzalamış ancak diğer unsurlarını doldurmadan kaybetmiş olduğu çek içinde iptal davası açabilmektedir.

 ·         Boş ve imzasız çek yaprağını kaybeden keşideci çek iptal davası açamaz. Sadece muhatap bankaya talimat vererek ödeme yasağı koydurur. Çünkü boş çek yaprağı sahte imza ile doldurularak ibraz edileceğinden çek sahtekarlığından dolayı T.T.K. 724 md. hükümleri uygulanır.  Kpss Rehber

Okunma Sayısı: 21949

KR Akademi ! Yoğun İlgi İçin Teşekkürler Türkiye!
Gizle
  • Öğretmen Adayları Haberleri
  • KPSS A Haberleri
  • Önlisans Haberleri
  • KPSS B Haberleri
  • Lise Haberleri
  • 2013 KPSS Haberleri
  • İŞKUR İlanları
  • Yüksek Lisans ve Akademik İlanlar
  • Sabah Gazetesi İlk Sayfası
  • Habertürk Gazetesi İlk Sayfası
  • Hürriyet Gazetesi İlk Sayfası
  • Zaman Gazetesi İlk Sayfası
  • Milliyet Gazetesi İlk Sayfası
  • Bugün Gazetesi İlk Sayfası
  • Star Gazetesi İlk Sayfası
  • Yenişafak Gazetesi İlk Sayfası
  • Vatan Gazetesi İlk Sayfası
  • Akşam Gazetesi İlk Sayfası
  • Taraf Gazetesi İlk Sayfası
  • Radikal Gazetesi İlk Sayfası
  • Posta Gazetesi İlk Sayfası
  • Türkiye Gazetesi İlk Sayfası
  • Fanatik Gazetesi İlk Sayfası
  • Tüm Gazete İlk Sayfaları

tarihin pusulası