2014 erken Kayıt fırsatları başladı

Kpss Ders Notları > Tarih > İnklap Tarihi > Atatürk İlkeleri

Meşrutiyet Dönemi Pratik Özet

 MEŞRUTİYETİN İLANI (23 Aralık 1876)

Tanzimat Döneminde Osmanlı Devleti'nde anayasal yönetime geçilmesini savunan Genç Osmanlılar (Jön Türkler) Cemiyeti kuruldu. Bu cemiye­tin önde gelen isimleri Namık Kemal, Ali Suavi, Ziya Paşa, Mithat Paşa'dır. Jön Türkler Meşrutiyetin ilan edilmesi ile azınlıkların da yönetime katıla­rak ülkenin parçalanmasının önlenebileceği düşüncesini savunmaktaydı. Jön Türklerin çalışmaları sonucunda Meşrutiyet'e karşı olan padişah Abdülaziz tahttan indirilerek yerine V. Murat tahta çıkarıldı. Fakat V. Murat kısa bir süre sonra hastalanması sonucunda Meşrutiyet ilan etmeyi kabul eden II. Abdülhamit tahta çıktı.

 23 Aralık 1876'da Osmanlı Devleti'nin ilk anayasası olan Kanun-ı Esasi ilan edildi. Kanun-ı Esasi'nin ilan edilmesi ile Osmanlı Devleti'nde Meşrutiyet Dönemi başladı.

Not: Meşrutiyet; hükümdarın yetkilerinin anayasa ile sınırlandı­rıldığı yönetim biçimidir. Bu sistemde hükümdar anayasa ve halkın iradesi ile kurulan meclis tarafından denetlenir.

23 Aralık 1876'da Kanun-i Esasi'nin ilan edilmesinden 14 Şubat 1878'de padişah II. Abdülhamit'in meclisi kapatması­na kadar geçen süreye Osmanlı tarihinde I. Meşrutiyet Dönemi denir.

 

Kanun-ı Esasi'ye göre;

Yasama yetkisi à Kanun-i Esasi'ye göre Meclis-i Mebusan verilmiştir. Meclis-i Mebusan üyeleri halk tarafından seçilen temsilcilerden oluşmaktaydı. Meclis-i Ayan ise padişah tarafından atanan üyelerden oluşmaktaydı.

Yürütme Yetkisi à Padişah, sadrazam, şeyhülislam ve bakanlara

Yargı Yetkisi à Yüce divan ve bağımsız mahkemelere verilmiştir.

Kanun-ı Esasiye göre padişah çok geniş yetkilere sa­hiptir. Buna göre;

*        Meclisi açıp kapatma yetkisi padişaha aittir.

*        Mebusan ve Ayan Meclisi'nden oluşan yasama organla­rından Ayan Meclisi üyelerinin tümünü padişah yaşam boyu olmak üzere atayacaktı.

*        Dilediği kimseleri sürgüne gönderebilecekti.

*        Meclisçe kabul edilen yasaları veto etme yetkisi olacak­tı.

*        Sadrazamı ve Hükümet üyelerini seçme ve denetleme yetkisi yürütmenin başı olan padişaha aitti.

*        Hükümet padişaha karşı sorumludur.

 

Not: Padişahın yetkileri şeklî olarak kısıtlanmıştır. Özde ise böyle bir kısıtlama söz konusu değildir.

I.   Meşrutiyetle halk, ilk olarak dolaylı da olsa yönetime katılmıştır. I. Meşrutiyet'in ilanının en önemli sebebi impara­torluğu dağılmaktan kurtarmak, dil, din, ırk ayrımı gözetme­den bir Osmanlı toplumu meydana getirmektir.

Not: Kanun-i Esasi'nin ilanı ve parlamenter sistemin ilk kez uygulanması ve bu şekilde azınlıklara yönetime katılma hakkı verilmesi, Osmanlıcılık fikir akımı ile doğrudan ilgilidir.

II.  Abdülhamit 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı gerekçe göstererek 14 Şubat 1878'de meclisi süresiz olarak kapattı. Ülkeyi tek başına yönetmeye devam etti. Meclisin kapatıl­masıyla I. Meşrutiyet Dönemi sona erdi.

 

MEŞRUTİYET DÖNEMİ FİKİR AKIMLARI

Osmanlıcılık

Tanzimat Döneminin sonlarına doğru bazı Osmanlı aydınla­rı Genç Osmanlılar adıyla bir cemiyet kurdular. Bunların amacı Fransız İhtilalı sonucu yayılan Milliyetçilik akımının Osmanlı Devleti üzerindeki etkisini kırmak idi. Bunun için de dil, din ve ırk farkı gözetmeden herkesin eşit haklara sahip olmasını savunuyorlardı.

Osmanlıcılık, "Milliyetçilik" akımının güç kazanmasına paralel olarak etkisini kaybetmiştir.


Ümmetçilik (İslamcılık)

*        Osmanlıcılık fikrine karşı II. Abdülhamit İslamcılığı savun­muştur. Padişahın bu görüşü savunmasındaki amacı;

*        İmparatorluğu korumak ve devam ettirmek

*        Hilafet çatısı altında Dünya İslâm Birliğini sağlamak İslamcılık görüşü de milliyetçilik akımının güç kazanmasıyla önemini yitirmiştir.

Turancılık

Dünyadaki tüm Türkleri bayrak altında birleştirmeyi esas alan fikir akımıdır. İttihad ve Terakki Partisi tarafından I. Dünya Savaşı'nda uygulanmaya çalışılmıştır. I. Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesinde başarısız olunması üzerine bu fikir akımı etkisini kaybetmiştir.

Türkçülük

Türkçülük düşüncesi Türk Dili, Türk Tarihi ve Türk Edebiyatı alanları ile ilgili çalışmalar sonucunda başladı. Osmanlıcılık ve İslamcılık düşünce akımlarının geçerliliklerini yitirmesiyle II. Meşrutiyet döneminde güç kazanmıştır. Türkçülük akımı daha sonraki dönemlerde de etkili olmuştur. Atatürk'ün önderliğinde Kurtuluş Savaşı'nda ve Türkiye Cumhuriye­timin kuruluşunda Türkçülük akımı etkili olmuştur. Diğer fikir akımlarının aksine Türkçülük akımı etkisini kaybetmemiştir.

Not: Osmanlıcılık, Turancılık ve İslamcılık fikir akımları zamanla geçerliliğini yitirmiştir. Türkçülük ve Batıcılık ise Türkiye Cumhuriyeti döneminde de etkisini sürdürmüştür.


Bat
ıcılık

Osmanlı Devleti'nin kurtuluşunun her alanda üstün olan Batı medeniyetini örnek alarak sağlanacağını savunan bu fikir akımı Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde etkili olmuştur. Osmanlı Devleti'nin yıkılmasından sonra da etkisini sürdür­müştür.


Âdemi Merkeziyet D
üşüncesi

Yerinden yönetimi esas alır. Bu düşünceyi savunan Prens Sabahattin'e göre devlet içte serbest, dışta merkeze bağlı yönetim birimlerine ayrılmalıydı. Böylece ülkenin her tara­fında bölgesel kalkınma sağlanacaktı. Fakat milliyetçilikten dolayı zaten bölünmüş bir yapıya sahip Osmanlı'da bu fikir fazla tutulmadı.

Not: Meşrutiyet özellikle kendisinden sonra gelecek siyasi olayla­ra öncülük etmesi ve Osmanlı vatandaşlarının yasal olarak eşitliğini öngören demokratik fikirlerin ortaya çıkması, ana­yasal bir rejim olması yönünden önem taşır.


II. ME
ŞRUTİYET DÖNEMİ (1908-1918)

I. Meşrutiyet 1878 yılında padişahın meclisi süresiz kapat­masıyla sona ermiştir. Bu tarihten sonra otuz yıl boyunca II. Abdülhamit ülkeyi tek başına yönetmiştir. Bu dönemde istibdat (baskı) yönetimine karşı olan çevreler tarafından "i 889'da "İttihadı Osmanî Cemiyeti" kuruldu. Bu cemiyetin üyeleri anayasanın yeniden yürürlüğe konularak meclisin yeniden açılmasını savunmaktaydı. 1908 yılında İttihad ve Terakki adını alan cemiyetin önde gelen isimleri Enver Bey ve Resneli Niyazi Bey öncülüğünde Makedonya'da padişa­ha başkaldırdı. Bu durum üzerine padişah 23 Temmuz 1908'de Anayasayı (Kanun-i Esasi) yeniden yürürlüğe koydu. Böylece II. Meşrutiyet Dönemi başladı.

13 Temmuz 1908'den 1918 tarihine kadar geçen döneme II. Meşrutiyet Dönemi denir. Meşrutiyetin yeniden ilan edil­mesinden sonra yapılan seçimleri İttihad ve Terakki Cemi­yeti kazanmıştır.

Not: 1905 yılında Harp Akademisi’nden Kurmay Yüzbaşı rütbe­siyle mezun olan Mustafa Kemal, Şam'da bulunan 5. ordu­da görevli iken 1906'da vatansever subay arkadaşlarıyla birlikte Vatan ve Hürriyet Cemiyeti'ni kurmuştur.

Not: 1908'de I. Meşrutiyet'in ilanından 1918 yılına kadar Osmanlı Devleti'nde yönetimde İttihad ve Terakki Partisi bulunduğu için bu döneme "İttihad ve Terakki Dönemi" de denir.

31 Mart Vak'ası (Olayı) (13 Nisan 1909)

II. Meşrutiyet'in getirdiği özgürlük ortamından yararlanan Meşrutiyet karşıtları Meşrutiyet sistemini yıkmak amacıyla İstanbul’da bir ayaklanma çıkarmışlardır. Ayaklanmanın yayılması üzerine Selanik'te oluşturulan "Hareket Ordusu" İstanbul’a gelerek ayaklanmayı bastırdı.

Ayaklanma ile ilgili görülen padişah II. Abdülhamit tahttan indirildi. Yerine V. Mehmet (Mehmet Reşat) tahta çıkarıldı. Kanun-i Esasi'de değişiklik yapılarak padişahın yetkileri sınırlandırıldı. Meclisin yetkileri arttırıldı.

Bu değişikliklerle;

*        Padişahın meclis kapatma yetkisi ve diğer yetkileri sonlandırıldı.

*        Hükümet padişaha karşı değil meclise karşı sorumlu hale getirildi.

Not: 31 Mart Ayaklanması'nı bastıran Hareket Ordusu'nun kur­may başkanlığını Mustafa Kemal yapmıştır.

Not: Türk siyasi tarihinde anayasal sistemi yıkmaya yönelik çıkarılan ilk isyan, 31 Mart Olayı'dır. 31 Mart Olayı Cumhu­riyet tarihinde çıkan Şeyh Sait ve Menemen olayları ile benzerlik gösterir.


II. Me
şrutiyet Döneminin Fikir ve Siyasi Yapısı

II. Meşrutiyet Dönemi öncesinde Osmanlıcılık, İslamcılık, Âdem-i Merkeziyetçilik (vilayetlerin merkeze bağlılığının azalması) ve Batıcılık fikirleri benimsenmiştir.

İttihat ve Terakki Cemiyeti 1909'dan itibaren hürriyet, adalet ve eşitliği de öngören Türkçülüğü esas almışlardır.

İttihat ve Terakki Cemiyeti dış politikada ise İngiltere, Fran­sa ve Rusya'ya karşı Almanya'nın yanında yer almıştır. Denge unsuru olarak diğer büyük devletlere karşı, Alman İmparatorluğu'nu kabul etmişlerdir. İttihatçılar iç politikada ise tek parti egemenliği fikrini kabul etmişlerdir.

Not: II. Meşrutiyet döneminde İttihad ve Terakki partisinden başka, "Ahrar" (Hürler) Partisi ve "Hürriyet ve İtilaf" partisi faaliyet göstermiştir. Tarihimizde ilk kez çok partili siyasi hayat II. Meşrutiyet döneminde başlamıştır.

Örnek Soru: (2008-KPSS)

Aşağıdakilerden hangisi XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yapılan ıslahat hareketlerinin özellik­lerinden biri değildir?

A)    Avrupa devletlerinin, Osmanlı Devleti'nin iç işleri­ne karışmasını önleme amaçlı olması

B)    Müslüman olmayanları memnun edecek çeşitli düzenlemeleri içermesi

C)    Avrupa devletlerinin desteğinin sağlanmasının amaçlanması

D)    Avrupa kültürünün etkisinde hazırlanması

E)     Sadece askerlik alanında yapılması

Okunma Sayısı: 39319

Gizle
  • Öğretmen Adayları Haberleri
  • KPSS A Haberleri
  • Önlisans Haberleri
  • KPSS B Haberleri
  • Lise Haberleri
  • 2013 KPSS Haberleri
  • İŞKUR İlanları
  • Yüksek Lisans ve Akademik İlanlar
  • Sabah Gazetesi İlk Sayfası
  • Habertürk Gazetesi İlk Sayfası
  • Hürriyet Gazetesi İlk Sayfası
  • Zaman Gazetesi İlk Sayfası
  • Milliyet Gazetesi İlk Sayfası
  • Bugün Gazetesi İlk Sayfası
  • Star Gazetesi İlk Sayfası
  • Yenişafak Gazetesi İlk Sayfası
  • Vatan Gazetesi İlk Sayfası
  • Akşam Gazetesi İlk Sayfası
  • Taraf Gazetesi İlk Sayfası
  • Radikal Gazetesi İlk Sayfası
  • Posta Gazetesi İlk Sayfası
  • Türkiye Gazetesi İlk Sayfası
  • Fanatik Gazetesi İlk Sayfası
  • Tüm Gazete İlk Sayfaları

4B Sözleşmeli İlanlar
2014 sonbahar ales